Dergiler / Turkish Journal of Gastroenterology / 2010 / Cilt: 21 - Sayı: 2

Perforated peptic ulcer disease: Mid-term outcome among Iranian population

Perfore peptik ülser hastalığı: İran halkında orta vadeli sonuçlar

Sayfa
125–128
DOI
—

Özet

Bu çalışmanın amacı, perfore peptik ülserli olgularda orta vadeli sonuçları değerlendirmek ve orta vadeli mortaliteye etki eden başlıca faktörleri bulmaktır. Yöntem: Taleghani Hastanesi'nde 10 yıllık sürede (1996 � 2005) perfore peptik ülser tanısıyla yatırılarak takip edilmiş 56 hastanın demografik ve klinik özellikleri retrospektif olarak değerlendirilerek, hastanede yatarken gerçekleşen mortalite ve morbidite oranları saptanmıştır. Ayrıca, hastaların ameliyattan sonraki 1. ay, 1. yıl ve 5. yılda takipleri yapılmıştır. Bulgular: Bu hastaların tedavisinde, %85,5'ine omental yamayla kapama uygulanmış, %7,1'ine vagotomi � piloroplasti yapılmış, %5,3'üne eş zamanlı vagotomi gastrojejunostomi operasyonu, %1,8'ine de antrektomi yapılmıştır. Hastanede yatış sırasındaki mortalite ve morbidite oranları sırasıyla %5,3 ve %48,2'dir. Ameliyattan 1 ay, 1 yıl ve 5 yıl sonraki sağ kalım oranları sırasıyla %92,9, %89,3 ve %78,6 olmuştur. Takip edilen hastalardaki 5 yıllık mortalitenin en önemli prediktörleri, ileri yaş (p=0,001), preoperatif şok (p=0,003), ameliyattan önce malignite öyküsü (p=0,001), tedavinin gecikmesi (p=0,028), yoğun bakımda yatış (p=0,032) ve ülser boyutunun 5 cm'den büyük olmasıdır. Sonuç: Halkımız arasında tedavi edilmiş perfore peptik ülser hastalığının orta vadeli mortalitesi kayda değer orandadır ve en önemli prediktörleri arasında ileri yaş, malignite öyküsü, gecikmiş tedavi, yoğun bakımda yatış ve ülser boyutu gelmektedir.

Abstract

The aim of this study was to evaluate midterm outcome of patients with perforated peptic ulcer disease and to determine the main predictors of mid-term mortality. Methods: Demographic and clinical characteristics of 56 patients with the diagnosis of perforated peptic ulcer who were hospitalized in Taleghani Hospital over a 10�year period (19962005) were retrospectively collected, and in-hospital mortality and morbidity were determined. Patients were also followed for one month, one year and five years after the operation. Results: Among these patients, 85.5% were treated with omental patch closure, 7.1% underwent vagotomy pyloroplasty, 5.3% underwent concurrent vagotomy and gastrojejunostomy, and 1.8% underwent antrectomy. In-hospital mortality and morbidity were 5.3% and 48.2%, respectively. Survival rates at one month, one year and five years after the operation were 92.9%, 89.3% and 78.6%, respectively. Advanced age (p=0.001), preoperative shock (p=0.003), history of malignancy before surgery (p=0.001), treatment delay (p=0.028), intensive care unit admission (p=0.032), and size of ulcer >5 cm (p=0.043) were the main predictors of five-year mortality in the followed patients. Conclusions: Mid-term mortality of treated perforated peptic ulcer disease among our population was notable, and the main predictors of mortality included advanced age, history of malignancy, treatment delay, intensive care unit admission, and ulcer size.