Dergiler / Turkish Journal of Gastroenterology / 2013 / Cilt: 24 - Sayı: 6

Trends in colorectal cancer by subsite, age, and gender over a 15-year period in Adana, Turkey: 1993-2008

Adana da (Türkiye) kolorektal kanser sıklığının anatomik lokalizasyon, yaş ve cinsiyete göre 15 yıllık zamansal değişimi: 1993-2008

Sayfa
521–531
DOI
—

Özet

Giriş ve Amaç: Kanser insidans hızlarının zamansal eğilimlerin analizi, önemli coğrafi farklılıkların yorumlanmasına yeni bakış açıları geliştirilmesini sağlayabilir. Bu çalışmada, Türkiyenin Akdeniz Bölgesinde yer alan Adanada kolon ve rektum kanser sıklığının anatomik lokalizasyon, cinsiyet ve yaş gruplarına göre 15 yıllık zamansal değişimi değerlendirilmiştir. Yöntem: Onbeş yıl (1993-2008) süresince topluma dayalı yerel kanser kayıt merkezinde histopatolojik tanı ile kaydedilen 47.783 kanser olgusu incelenmiş ve kolorektal kanser tanısı almış 2.749 (%5,8) vakada anatomik yerleşim ile cinsiyet ve yaş grubu arasındaki ilişki 5er yıllık zaman dilimlerine göre analiz edilmiştir. Bulgular: Onbeş yıllık dönemde sağ kolon kanserlerinde anlamlı artış olduğu gözlenmektedir; (1993-1997 dönemi için %19.8, 1999-2003 için %24.4 ve 2004-2008 için %25.6) (p=0.048). Bu artış kadınlarda istatistiksel olarak anlamlı iken (p=0.041) erkeklerde anlamsızdır. Sağ kolon kanserleri, kadınlarda 50 yaş üzerinde artış gösterirken erkeklerde sadece 70 yaş üzeri grupta artış göstermektedir. Sağ kanserlerdeki artışa karşılık distal kanserlerde azalma görülmez iken her iki cinste de rektum kanserlerinde sürekli bir azalma olduğu görülmektedir. Sonuç: Çalışmada kolon kanserlerinin görülme sıklığının, batı toplumlarına göre daha düşük bulunmasına rağmen yıllar içinde sağ kolonda gözlenen artışın bu ülkelerdeki artışa benzer olduğu saptanmıştır. Sağ kolon kanserlerindeki artışının genç kadınlarda daha fazla olması, son on yılda kullanılan tanı yöntemlerinin farklılığına ve tanıda cinsiyet yanlılığına iflaret ediyor olabilir. Subsegmental kolorektal kanserlerin zamansal değişimi, farklı etiyolojik, demografik ve coğrafik faktörler ve tanı yöntemlerindeki gelişmeler ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Elde edilen bulgular, ayrıntılı analitik çalışmalara temel oluşturması ve konuya dikkat çekmesi için kanser hızlarındaki değişimlerin düzenli toplanan kanser istatistikleri ile yakından izlenmesinin önemine işaret etmektedir.

Abstract

Background/aims: Analyzing temporal trends in cancer incidence rates can generate new insights for the significance of geograp- hical and epidemiological variations of the disease. This study evaluated the time trends over a 15-year period in the frequencies of colon and rectum cancers at various subsites by gender and age. Materials and Methods: Data were obtained from a population- based cancer registry in Adana (a Mediterranean city of Turkey). Among the 47.783 microscopically-confirmed cancer cases during the 15-year period (1993 to 2008), 2.749 (5.8%) colorectal cancer cases were analyzed in three separate 5-year time periods. Results: The incidence of right-sided colon cancer was found to be increasing compared to the left-sided colon cancer (p=0.048) over time in total (19.8% in 1993-1997, 24.4% in 1999-2003, and 25.6% in 2004-2008). This proximal shift of cancers demonstrated a significant increase for females (p=0.041), but not for males. The incidence of right-sided colon cancer was found to increase in advanced age groups (over 70) of males and increase in younger age groups (over 50) of females. There was a corresponding continuous decline in the percentage of rectal cancer (not in distal cancers) in both genders. Conclusions: Although the frequency of colorectal cancer ca- ses was found to be lower in our country when compared to Western countries, a similar right-sided colon cancer shift was obser- ved. The apparent shift of colorectal cancer in young female patients may be related to the advances in diagnostic techniques and may indicate possible diagnostic bias for the female gender. These results also emphasize the importance of collecting regular can- cer statistics and of closer follow-up to generate basic epidemiological data and to draw attention to this issue in further detailed analytical research studies.