Dergiler / Turkish Neurosurgery / 2014 / Cilt: 24 - Sayı: 4

Surgical Treatment in Sacral Fractures and Traumatic Spinopelvic Instabilities

Sakrum Fraktürleri ve Travmatik Spinopelvik İnstabilitelerde Cerrahi Tedavi

Sayfa
498–505
DOI
—

Özet

AMAÇ: Sakrum kırıkları genellikle pelvik halka kırıkları ile beraber görülür. Nadiren de izole olarak gelişebilir. Bu kırıklarda %30a varan oranlarda instabilite gözlenmektedir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Sakrum kırıkları ile birlikte pelvik kırıkları da bulunan, spinopelvik instabiliteli 10 olguya spinopelvik stabilizasyon uygulandı. 2 olgu iliak kanattan sakruma yaklaştırıcı vidalarla, 5 olgu standart lumboiliak enstrümanlarla, 3 olgu ise kendi dizayn ettiğimiz iliak kanat plakları ile stabilize edildi. Olgular demografik veriler, VAS, ASIA ve Oswestry skorları, travma ve kırık tiplerine göre değerlendirildi. BULGULAR: 6 olguda tek taraflı, 4 olguda iki taraflı sakroiliak instabilite mevcuttu. Takip süreleri 6 91 aydır. Preoperatif VAS 8,4, Oswestry 91,2 ortalama değerleri, postop geç dönemde VAS 2,2, Oswestry 24,4 olarak değerlendirildi. SONUÇ: Tüm omurga yükünü pelvise aktaran sakrumun, omurganın mekanik stabilitesinin sağlanmasındaki rolü göz önüne alındığında, sak- rum ve pelvik travmalı hastaların değerlendirilmesi sırasında titizlik gösterilmesi önemlidir. Özellikle pelvik halkanın ön ve arka bütünlüğünün birlikte bozulduğu pelvis kırıkları ile birlikte olan sakral kırıklarda ciddi spinopelvik instabilite söz konusudur. Sakrumun kaudal, iliak kanatların kranyal migrasyonu ile ciddi pelvik dengesizlik, ayakta durma ve yürüme problemleri görülebilir. Agresif bir stabilizasyon ve füzyon yapmak, bunu da geç kalmadan yapmak gerekir.

Abstract

AIM: Sacral fractures are generally seen together with pelvic ring fractures. They can also develop in isolated form rarely. Instability is observed in these fractures in rates reaching 30%. MATERIAL and METHODS: Spinopelvic stabilization was applied to 10 cases with pelvic fractures together with sacral fractures and spinopelvic instability. Two cases were treated with adductive screws extending from the iliac wing to the sacrum, 5 cases with standard lumboiliac instruments and 3 cases were treated with iliac wing plates that are our own design. The cases were evaluated according demographic data, VAS, ASIA and Oswestry scores and the types of the trauma and fracture. RESULTS: Six cases had unilateral sacroiliac instability while the instability was bilateral in 4 cases. Follow-up periods range between 6 and 91 months. Preoperative VAS was 8.4, Oswestry mean value was 91.2, postoperative late VAS was 2.2, and Oswestry was 24.4. CONCLUSION: Serious spinopelvic instability can be talked of in sacral fractures accompanied by pelvic fractures, particularly when the anterior and posterior integrity of the pelvic ring is interrupted together. An aggressive stabilization and fixation must be performed without delay.