Dergiler / Turkish Journal of Surgery / 2021 / Cilt: 37 - Sayı: 2
Minimally invasive versus open surgery for gastric cancer in Turkish population
- Sayfa
- 142–150
- DOI
- —
Özet
Objective: In this study, it was aimed to compare short-term outcomes of minimally invasive and open surgery for gastric cancer in the Turkish population carrying both European and Asian characteristics. Material and Methods: Short-term (30-day) outcomes of the patients undergoing minimally invasive and open gastrectomy with D2 lymphadenec- tomy for gastric adenocarcinoma between January 2013 and December 2017 were compared. Patient demographics, history of previous abdominal surgery, comorbidities, short-term perioperative outcomes and histopathological results were evaluated between the study groups. Results: There were a total of 179 patients. Fifty (28%) patients underwent minimally invasive [laparoscopic (n= 19) and robotic (n= 31)] and 129 (72%) patients underwent open surgery. There were no differences between the two groups in terms of age, sex, body mass index and ASA scores. While operative time was significantly longer in the minimally invasive surgery group (p< 0.0001), length of hospital stay and operative morbidity were comparable between the groups. Conclusion: While both laparoscopic and robotic surgery is safe and feasible in terms of short-term outcomes in selected patients, long operating time and increased cost are the major drawbacks of the robotic technique preventing its widespread use.
Abstract
Giriş ve Amaç: Bu çalışmada mide kanseri tedavisinde minimal invaziv cerrahinin (MİC) rolü, hem MİC hem de açık teknikte öğrenme eğrisini tamamlamış cerrahlar tarafından uygulanan radikal cerrahi olgularının sonuçları karşılaştırılarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2013-Aralık 2017 tarihleri arasında, iki cerrahi ekip tarafından radikal cerrahi tedavi uygulanan ardışık 199 mide adenokanseri hastası çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik bilgileri, geçirilmiş karın ameliyatları, komorbid faktörler, perioperatif, kısa dönem postoperatif ve histopatolojik sonuçları değerlendirildi. Postoperatif komplikasyonlar Clavien-Dindo sınıflamasına göre skoru ≥3 veya <3 olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Toplam 179 hastanın 53 (%28)’üne MİC (Laparoskopik 19, Robotik 31), 129 (%72)’una açık radikal cerrahi uygulandı. Gruplar arasında yaş, cins, vücut kitle indeksi ve ASA skorları açısından fark saptanmadı. Ameliyat süresi MİC grubunda açık cerrahi grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha uzun bulundu (p< 0,0001). Çıkarılan toplam lenf nodu sayısı, ortalama hastanede kalış süresi ve perioperatif komplikasyonlar gibi diğer sonuçlar arasında farklılık saptanmadı. Sonuç: Mide kanserinin radikal cerrahi tedavisinde geçirilmiş karın ameliyatlarından daha çok radikal mide cerrahisi ile birlikte uygulanacak işlemler MİC’nin tercihinde etkilidir. Ameliyat süresi daha uzun olmasına karşın, MİC tecrübeli ellerde standart açık cerrahinin güvenli sınırlarıyla uygulanabilir ve açık cerrahiye benzer onkolojik etkinlik sunar.