Dergiler / Türk Uyku Tıbbı Dergisi / 2021 / Cilt: 8 - Sayı: 3

REM Uyku Evresi ile İlişkili Obstrüktif Uyku Apne Sendromu ile Pozisyonel Obstrüktif Uyku Apne Sendromu Hastalarının Klinik ve Polisomnografik Olarak Karşılaştırılması

Clinical and Polysomnographic Comparison of Patients with Rapid Eye Movementdependent and Positional Obstructive Sleep Apnoea Syndromes

Sayfa
40–45
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışmada hızlı göz hareketi (REM) uyku evresi ile ilişkili obstrüktif uyku apne sendromu (REM-OUAS) ve pozisyon ile ilişkili obstrüktif uyku apne sendromu (poz-OUAS) hastalarının klinik ve polisomnografik özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Ocak 2019-Kasım 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde polisomnografi incelemesi sonrasında OUAS tanısı alan hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Polisomnografi incelemesi sonrasında OUAS tanısı alan 300 hastanın 60’ı (%20) REM-OUAS, 75’i (%25) poz-OUAS tanı kriterlerini karşılamıştır. REM-OUAS grubunda kadın, poz-OUAS grubunda erkekler anlamlı fazla bulunmuştur (p<0,001). REM-OUAS grubunda pozOUAS grubuna göre beden kitle indeksi anlamlı yüksek bulunmuştur (p=0,003). OUAS şiddeti poz-OUAS grubunda anlamlı fazla saptanmıştır (apne-hipopne indeksi: 23/saat, p<0,001). REM uyku evresinde kalp hızı ve sırtüstü pozisyonda kalp hızı, REM-OUAS grubunda anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,001). Minimum oksijen satürasyonu, REM-OUAS grubunda anlamlı düşük bulunmuştur (p=0,010). Sonuç: OUAS şiddeti, poz-OUAS grubunda daha fazladır. Bu durum OUAS şiddetine uyku evresinden ziyade pozisyonun daha etkili olduğunu düşündürmüştür. REM-OUAS kadınlarda, poz-OUAS erkeklerde daha sık görülmektedir. REM-OUAS grubu daha obezdir. Oksijen satürasyonu REM-OUAS grubunda daha düşüktür.

Abstract

Objective: In this study, we aimed to compare the clinical and polysomnographic features of rapid eye movement sleep-dependent obstructive sleep apnoea syndrome (REM-OSAS) and positional OSAS (pos-OSAS). Materials and Methods: This study included all patients diagnosed with REM-OSAS and pos-OSAS who were examined at our sleep and disorders unit between January 2019 and November 2020. All patients underwent a full-night polysomnographic examination. Results: A total of 300 patients with OSAS were included in the study, of which 60 (20%) were diagnosed with REM-OSAS and 75 (25%) with pos-OSAS. REM-OSAS had a female predominance, whereas pos-OSAS demonstrated a male predominance (p<0.001). Body mass index was significantly higher in patients with REM-OSAS than in those with posOSAS (p=0.003). OSAS severity was found to be higher in patients with pos-OSAS than in those with REM-OSAS (apnoea-hypopnea index: 23/ hour, p<0.001). The supine and REM sleep pulse rates were significantly higher and the minimum oxygen saturation level was significantly lower in patients with REM-OSAS than in those with pos-OSAS (p<0.001, p=0.010). Conclusion: The results of this study revealed that OSAS severity was higher in patients with pos-OSAS than in those with REM-OSAS. Body position plays a more significant role than sleep stage on OSAS severity. REM-OSAS was more common in female patients, whereas pos-OSAS had a male predominance. Patients diagnosed with REM-OSAS had a significant tendency to be overweight. Oxygen saturation was lower in patients with REM-OSAS than in those with pos-OSAS.