Dergiler / Arşiv Dünyası / 2021 / Cilt: 8 - Sayı: 2
ANTALYA-KALKAN MERYEM ANA KİLİSESİ (KOCA MUSTAFA CAMİ) VE YAPIYA AİT ARŞİV BELGELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
- Dergi
- Arşiv Dünyası
- Sayfa
- 115–129
- DOI
- —
Özet
Osmanlı Devleti’nin idaresindeki çoğu kent tarihi süreçte çok uluslu ve kültürlü bir toplumsal yapıya sahip olmuştur. Mevcut toplumsal yapının bir parçası olan gayrimüslim tebaanın dini ritüellerini gerçekleştirmeye ihtiyaç duydukları ibadet mekanları ise XIX. yüzyılda Tanzimat ile Islahat Fermanlarının ilan edilmesinin etkisiyle çok sayıda inşa edilmiştir. Müslim ve gayrimüslim halkın birlikte hayatlarını idame ettirdikleri önemli bir liman şehri olan Antalya kentinde de birçok ibadet mekânı yaptırılmıştır. Gayrimüslimler arasında Rumların ağırlıklı olduğu kentin Kaş kazasına tabi Kalkan (Kalamaki) kasabasında, Rum Ortodoks cemaati tarafından inşa ettirilen Meryem Ana Kilisesi bu yapılardan birisini teşkil etmektedir. Çalışma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivlerinden ulaşılan arşiv belgelerinden hareketle yapının inşa tarihi netleştirilmiş ve yapımından sonraki süreci ise detaylandırılmıştır. XX. yüzyılın ilk yarısında camiye dönüştürülmüş olan kilisenin mimari özellikleri tanımlanmıştır. Amaç bu yapı özelinde Geç Osmanlı dönemi ortamında fermanlardan sonraki süreçte kiliselerin taşıdıkları genel biçimsel özelliklere değinmek ve gayrimüslim imar faaliyetlerinin işleyişini belgelerin sunduğu bilgiler çerçevesinde değerlendirebilmektir.
Abstract
Most of the cities under the administration of the Ottoman Empire had a multinational and multicultural social structure throughout history. Prayer Places where non-muslim raias being a part of the social structure practice religious ritual were built with the effect of the declaration of The Rescript of Gülhane and The Edict of Reform in 19th century. Many Prayer Places were constructed in Antalya being an important port city where Muslims and non-Muslims cohabit. The church of Mary built by Greek Orthodox Community in the town of Kalkan (Kalamaki) where the greek lived predominantly is constituted of one of these structures. As a part of this study, the construction date of the building is clarified and post-construction process is detailed based on the archive documents from the Presidency Ottoman Archives. The architectural features of the church converted into a mosque in the first half of the 20th century are identified. The aim is to refer to general features of the churches after the reforms in the Late Ottoman and to evaluate the zoning process of non-muslims as part of the documents