Dergiler / Turkish Journal of Urology / 2017 / Cilt: 43 - Sayı: 3

A pilot study assessing the association between paraoxonase 1 gene polymorphism and prostate cancer

Paraoksonaz 1 gen polimorfizmi ve prostat kanseri arasındaki ilişkinin değerlendirildiği pilot bir çalışma

Sayfa
279–283
DOI
—

Özet

Objective: We aimed to show the relationship between paraoxonase 1 (PON1) gene polymorphism and the developmentof prostate cancer (PCa).Material and methods: We investigated the association of single nuclotide polymorphisms of PON1 enzymewith the development of PCa risk. A total of 147 male patients were divided into PCa, and control groups. Thecontrol group was also divided into two subgroups according to serum prostate specific antigen (PSA) levels asnon PCa-high PSA (>4 ng/mL) and non PCa-low PSA (≤4 ng/mL) groups.Results: The mean ages of the patients were 64.81 years, 63.27 years and 64.22 years in PCa group, non PCalowPSA and non PCa –high PSA groups, respectively. The mean PSA levels were 10.9 ng/mL, 1.16 ng/mL and6.63 ng/mL for PCa group, non PCa –low PSA and non PCa –high PSA groups, respectively. In terms of PON1polymorphisms and allele frequencies, there were no statistically significant differences between PCa and controlgroups. There was not a statistically significant difference between PCa and non PCa-high PSA groups as forgenotypic and allelic frequencies. As a result of this small sample sized hypothetical study of polymorphism, arelationship could not be detected between PCa development and PON1 gene polymorphism.Conclusion: According to the results of this preliminary study, it is thought that more comprehensive future studiesare necessary to clarify the possible role of PON1 gene polymorphism in the etiology of PCa.

Abstract

Amaç: Bu çalışmada Paraoksanaz 1 (PON1) gen polimorfizmi ve prostat kanseri (PCa) gelişimi arasındaki ilişkiyi göstermeyi amaçladık. Gereç ve yöntemler: Bu çalışmamızda PON1 enziminin tek nükleotid polimorfizmi ile PCa gelişme riski arasındaki ilişkiyi araştırdık. Kliniğimize başvuran 147 erkek hasta, PCa grubu ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrıldı. Ayrıca kontrol grubu serum PSA düzeylerine göre non PCa-yüksek prostat spesifik antijen (PSA) ve non PCa-düşük PSA olmak üzere kendi içinde iki alt gruba (>4 ng/mL ve ≤4 ng/mL PCa olmayan hastalar) ayrıldı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşları PCa grubunda 64,81 yıl, non PCa-yüksek PSA grubunda 64,22 yıl non PCadüşük PSA grubunda 63,27 yıl olarak hesaplandı. Grupların ortalama PSA değerleri sırasıyla 10,9 ng/mL, 6,63 ng/ mL ve 1,16 ng/mL olarak ölçüldü. PCa grubunda ortalama yaş ve ortalama PSA değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek olarak tespit edildi. PON1 polimorfizmleri ve alel frekansları açısından, PCa ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi. Ek olarak, PCa ve non PCa-yüksek PSA grupları arasında genotipik ve alelik frekansların karşılaştırılmasında, gruplar arasında istatistiksel olarak bir fark görülmedi. PON1 polimorfizmiyle PCa ilişkisinin araştırıldığı bu küçük örneklemli çalışmanın sonucunda; PCa gelişimi ile PON1 gen polimorfizmi arasında ilişki tespit edilmedi. Sonuç: Bu ön çalışmanın sonuçlarına göre, PCa'nın etyolojisinde PON1 gen polimorfizminin olası rolünü açıklığa kavuşturmak için daha kapsamlı çalışmaların yapılması gerektiği düşünülmektedir.