Dergiler / Turkish Journal of Urology / 2018 / Cilt: 44 - Sayı: 2

The relationship between lipoprotein-associated phospholipase A2 with cardiovascular risk factors in testosterone deficiency

Testosteron eksikliğinde lipoprotein ilişkili fosfolipaz A2'nin kardiyovasküler risk faktörleriyle ilişkisi

Sayfa
103–108
DOI
—

Özet

Objective: Lipoprotein-associated phospholipase A2 (Lp-PLA2) which is believed to play a role in atheroscleroticinflammatory process due to its function in hydrolysis of phospholipids and release of pro-inflammatoryproducts, is considered as a novel biomarker for vascular risk. In this study we aimed to investigate the alterationsin Lp-PLA2 and its relationship with other cardiovascular risk factors in patients with testosterone deficiency.Material and methods: Forty hypogonadic male and 30 healthy male aged between 18-50 years were enrolledin this study. Height-weight, waist-to-hip circumference, body mass index (BMI) blood pressure, and body fatmeasurements were performed in all subjects. Blood glucose, albumin, total cholesterol, HDL-cholesterol, LDLcholesterol,triglycerides, high sensitive C-reactive protein (hs-CRP), apo-A1, apo-B, fibrinogen, insulin, totaltestosterone, sex hormone binding globulin (SHBG), small dense low-density lipoprotein (sd-LDL), paraoxonase1, oxidized low-density lipoprotein (ox-LDL) and Lp-PLA 2 values were measured. Free and bioavailable testosteronelevels were calculated. Data management was carried out with the statistical program SAS Version 9.2.Statistical evaluations were performed using Analysis of Variance (ANOVA), Kruskal-Wallis test, Wilcoxon test,correlation analysis and chi-square analysis. P values <0.05 were considered statistically significant.Results: In patients with hypogonadism, significant increase in Lp-PLA2 levels were accompanied withrisk factors of atherosclerosis, such as increase in total cholesterol, apo-B, sd-LDL, weight, BMI, body fatpercentage, and decrease in paraoxonase 1 levels. Although the differences were not significant, similarlyox-LDL, hs-CRP, triglyceride, LDL-cholesterol levels were found to be higher in patients with hypogonadismcompared to the control group. The mean level of Lp-PLA2 was the highest when compared with thegroup of secondary hypogonadism with the lowest testosterone level.Conlusion: Our study has demonstrated that the testosterone deficiency increases cardiovascular risk via itseffects on lipid metabolism and Lp-PLA2 can be used to assess this risk.

Abstract

Amaç: Fosfolipidleri hidrolize ederek proinflamatuar ürünleri açığa çıkartmasından dolayı aterosklerotik inflamatuvar süreçte rol aldığı düşünülen Lipoprotein ilişkili Fosfolipaz A2 (Lp-PLA2) son yıllarda yeni bir vasküler risk biyobelirteci olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada testosteron eksikliğinde Lp-PLA2’nin değişimi ve diğer kardiyovasküler risk faktörleriyle ilişkisini araştırdık. Gereç ve yöntemler: Çalışmaya 18-50 yaşları arasındaki 40 hipogonadizm tanılı erkek ve aynı yaş grubundaki 30 sağlıklı erkek dahil edildi. Hastaların boy-kilo, bel-kalça çevresi, vücut kitle indeksi (VKİ) kan basıncı ve vücut yağ oranı ölçümleri kaydedildi. Serum glukoz, albumin, total kolesterol, HDL-kolesterol, LDLkolesterol, trigliserid, yüksek duyarlı C-reaktif protein (hs-CRP), apo-A1, apo-B, plazma fibrinojen düzeyi, açlık insülin düzeyi, total testosteron, SHBG, sd-LDL, Paraoksonaz 1, ox-LDL ve Lp-PLA 2 değerleri ölçüldü. Serbest ve biyokullanılabilir testosteron düzeyleri hesaplandı. İstatistiksel analiz için SAS Version 9,2 kullanıldı. İstatistiksel değerlendirmeler Varyans Analizi (ANOVA), Kruskal-Wallis testi, Wilcoxon testi, korelasyon analizi ve ki-kare testi kullanılarak gerçekleştirildi. P<0,05 düzeyi istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hipogonadizm olgularında anlamlı Lp-PLA2 yüksekliğine total kolesterol, apo-B, sd-LDL, VKİ, vücut yağ oranı yüksekliği ve paraoksonaz 1 düşüklüğü gibi arteroskleroz risk faktörlerinin eşlik ettiği görüldü. Benzer şekilde hipogonadizmli hastalarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmasa da, ox-LDL, hs- CRP, trigliserid, LDL-kolesterol düzeyleri kontrol grubuna göre yüksek saptandı. Testosteron düzeyi en düşük olan sekonder hipogonadizm grubunun, Lp-PLA2 ortalaması diğer gruplara göre en yüksek değerlere sahipti. Sonuç: Çalışmamızın bulguları, erkeklerde testosteron eksikliğinin lipid metabolizması üzerine olan etkileri yoluyla kalp damar hastalığı riskini arttırdığını ve bu riskin belirlenmesinde Lp-PLA2’nin kullanılabileceğini gösterdi