Dergiler / sinecine: Sinema Araştırmaları Dergisi / 2016 / Cilt: 7 - Sayı: 2

TAŞRADA KALAN ERKEKLİKLER

The Men Stuck in the Suburbs

Sayfa
71–94
DOI
—

Özet

Bu çalışmada, kentin taşrasında geçen Başka Semtin Çocukları (Aydın Bulut, 2008), Bornova Bornova (İnan Temelkuran, 2009) ve Kara Köpekler Havlarken (Mehmet Bahadır Er & Maryna Gorbach, 2009) filmleri, taşranın değişen anlamlarına bağlı olarak, dışarıda kalma ve erkeklik bağlamında tartışılmaktadır. Taşra; sıkıntı hali, kenara itilme, tekinsizlik ve dışarıda kalmayla tanımlanmış, kentin taşrası olarak kenar mahalle temsili ve bu temsile bağlı olarak kenarda kalan erkekler üzerinden değerlendirilmiştir. Kenar mahalle, iç içe geçen, birbirini dışlayarak, kenara iterek var olmaya çalışan tüm durum ve ilişki biçimlerini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu dışlama ve kenara itmenin parçaları olarak erkekler arası ilişkiler ve kadınların temsili, sıkıntı ve tekinsizliğin ruh hali içerisinde ele alınmaktadır. Seçilen üç filmin de 90 sonrasının toplumsal krizlerini bu krizlere eşlik eden erkeklik halleriyle birlikte anlatması çalışmanın temel argümanıdır.

Abstract

While recognizing the changing contexts of suburbia, this study, examines themes of masculinity and of being left out in the films Başka Semtin Çocukları (Children of the Otherside, Aydın Bulut, 2008), Bornova Bornova (İnan Temelkuran, 2009) and Kara Köpekler Havlarken(Black Dogs Barking, Mehmet Bahadır Er & Maryna Gorbach, 2009), each of which has the suburbs as its setting. Taken together, the suburbs are associated with states of boredom, of the uncanny, of being marginalised and left out. The representation of suburbs as urban countryside is explored through the state of males in suburban society and the relationships characterized by externalizing and pushing one another aside as they struggle to exist. These relationships among men and representations of women as fragments from this practice of externalising and pushing aside are evaluated in terms of the psychological states of boredom and the uncanny. The main argument of the study is that all three of the films analysed are reflections of a social crisis and states of manhood found in the post-90s.

Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, erkeklik, taşra, temsil, film