Dergiler / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2019 / Cilt: 16 - Sayı: 1
Palliative pelvic exenteration using iliofemoral bypass with synthetic grafts for advanced cervical carcinoma
- Sayfa
- 80–83
- DOI
- —
Özet
Objective: Recurrent cervical cancer can cause severe morbidity. Despite the severe morbidity after surgery, pelvic exenteration is still used today for mainly curative intent. This intention is neither based on randomized controlled trials (RCTs) nor high quality non-RCTs with adequate patient numbers comparing medical management with surgery. The same is true for exenteration for palliative intent, so the patient selection for either curative or palliative intent must be considered on a patient-by-patient basis.Materials and Methods: A 35-year-old patient who had undergone primary chemo-radiotherapy for advanced cervical cancer presented with intractable pain on the swollen left leg and pelvis 8 months later. Left lower extremity Doppler ultrasound revealed echogenic thrombus in the external iliac, femoral, and popliteal veins, consistent with acute deep vein thrombus. She underwent total exenteration, end colostomy, ileal urinary conduit, pelvic lymphadenectomy, paraortic lymph node sampling, and ilio-femoral arterial and venous bypass.Results: The procedure relieved her pain, the leg diameter dramatically decreased from 75 cm to 44 cm, and circulation of the leg was reestablished. The procedure deferred leg amputation for about five months.Conclusion: To the best of our knowledge, this is the first report of a palliative pelvic exenteration for cervical cancer with combined iliofemoral arterial and venous bypasses. These procedures, with high morbidity and mortality, are also more controversial when undertaken for just palliation of symptoms. They must be considered in the basis of each patient, and the benefits and risks must be discussed thoroughly in a realistic perspective with the patient.
Abstract
Amaç: Nüks serviks kanseri ciddi morbiditeye neden olabilir. Cerrahi sonrası yüksek morbiditeye rağmen, pelvik egzenterasyon günümüzde temel olarak küratif amaçlı kullanılır. Bu yaklaşım, medikal tedavi ve cerrahiyi karşılaştıran randomize kontrollü çalışmalar (RCT) ya da yüksek kaliteli yeterli sayıda hastayı içeren RCT dışı çalışma temelli değildir. Aynı durum palyasyon amaçlı yapılan egzenterasyon için geçerlidir. Bu nedenle palyatif ya da küratif amaçlı yapılan egzenterasyonun hasta seçimi hasta bazlı olmalıdır. Gereç ve Yöntemler: İleri evre serviks kanseri için daha önce primer kemo-radyoterapi almış olan 35 yaşındaki hasta, tedaviden 8 ay sonra sol bacakta şişlik ve anti enflamatuvar ilaçlarla dinmeyen ağrı şikayeti ile başvurdu. Sol alt ekstremite Doppler incelemesinde akut derin ven trombozu ile uyumlu; eksternal ilyak, femoral ve popliteal venlerde ekojenik trombüs saptandı. Hastaya total pelvik egzenterasyon, uç kolostomi, ileal üriner konduit, pelvikparaaortik lenfadenektomi ve ilio-femoral arteriyel ve venöz bypass yapıldı. Bulgular: Operasyon hastanın ağrısını dindirdi, bacak çapı 75 cm’den 44 cm’ye dramatik olarak geriledi ve bacaktaki dolaşım yeniden sağlandı. Bu operasyon, bacak ampütasyonunu 5 ay öteledi. Sonuç: Bildiğimiz kadarı ile bu olgu sunumu, kombine ilio-femoral arteryel ve venöz bypass içeren ilk palyatif egzenterasyon sunumudur. Bu tip bir cerrahi işlemin yüksek morbidite ve mortalitesi vardır. Özellikle sadece palyasyon amaçlı kullanımı tartışmalıdır ve hasta bazlı tartışılmalıdır. İşlemin risk ve faydaları gerçekçi bir perspektifte hasta ile paylaşılmalıdır.