Dergiler / Turkish Journal of Obstetrics and Gynecology / 2020 / Cilt: 17 - Sayı: 4

Pulmonary morbidity related to diaphragm surgery performed for gynecological cancers

Jinekolojik kanser hastalarında yapılan sitoredüktif cerrahiler kapsamında gerçekleştirilen diyafram cerrahilerinin pulmoner morbidite ile ilişkisi

Sayfa
68–74
DOI
—

Özet

Objective: To evaluate pulmonary morbidity related to diaphragm surgery performed for gynecological cancers and to identify the impact of transdiaphragmatic thoracotomy. Materials and Methods: We reviewed clinical and pathologic data of 232 women who had undergone diaphragm surgery as a part of cytoreductive surgery procedures performed for gynecological cancers. Results: Transdiaphragmatic thoracotomy occurred in 52 patients (22.4%). Rate of pulmonary complications among patients who had a transdiaphragmatic thoracotomy was higher compared with patients who did not have a transdiaphragmatic thoracotomy (40.4% vs 20.6%, p=0.004). Transdiaphragmatic thoracotomy [odds ratio (OR), 2.66; 95% confidence interval (CI), 1.20-5.92; p=0.016], colon resection (OR, 5.21; 95% CI, 2.34-11.63; p<0.001), ileostomy (OR, 19.61; 95% CI, 1.64-250.0; p=0.019), and any extra-pulmonary complication occurrence (OR, 2.35; 95% CI, 1.13-4.88; p=0.023) were identified as independent predictors of pulmonary morbidity. Patients with transdiaphragmatic thoracotomy developed pleural effusion, pleural effusion necessitating drainage, pneumothorax, pneumonitis, and atelectasis more frequently compared with patients who did not have transdiaphragmatic thoracotomy. Rate of admission to postoperative intensive care of patients with transdiaphragmatic thoracotomy (30.8%) was significantly higher than that of patients without transdiaphragmatic thoracotomy (12.2%) (p=0.001). Conclusion: Transdiaphragmatic thoracotomy is an independent predictor of pulmonary morbidity among patients who underwent diaphragm surgery. Avoiding accidental transdiaphragmatic thoracotomies with maximal attention and performing full-thickness resection procedures with alternative surgical techniques preventing a thoracotomy may help decrease pulmonary morbidity rates and postoperative care costs.

Abstract

Amaç: Jinekolojik kanser hastalarında, sitoreduktif cerrahi kapsamında uygulanan diyafram cerrahisi ile ilişkili pulmoner morbiditenin değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntemler: Sitoredüktif cerrahi kapsamında diyafram cerrahisi de uygulanan 232 jinekolojik kanser hastasına ait veriler retrospektif olarak tarandı. Bulgular: Transdiyafram torakotomi 52 (%22,4) hastada oluşmuştu. Transdiyafram torakotomi olan hastalarda herhangi bir pulmoner komplikasyon ortaya çıkma oranı %40,4 iken, transdiyafram torakotomi olmayan hastalarda herhangi bir pulmoner komplikasyon ortaya çıkma oranı %20,6 idi. Transdiyafram torakotomi olan hasta grubunda pulmoner komplikasyon gelişme riskinin daha yüksek olduğu görüldü (p=0,004). Transdiyafram torakotomi [risk oranı (OR), 2,66; %95 güven aralığı (CI), 1,20-5,92; p=0,016], kolon rezeksiyonu (OR, 5,21; %95 CI, 2,34-11,63; p<0,001), ileostomi (OR, 19,61; %95 CI, 1,64- 250,0; p=0,019), ve herhangi bir extra-pulmoner komplikasyon oluşmuş olması (OR, 2,35; %95 CI, 1,13-4,88; p=0,023) pulmoner morbiditenin bağımsız prediktörleri olarak tanımlandı. Pulmoner morbidite alt başlıklar halinde değerlendirildiğinde; transdiyafram torakotomi olan hasta grubunda plevral efüzyon, drenaj gerektiren plevral efüzyon, pnomotoraks, pnomoni ve atelektazinin, transdiyafram torakotomi olmayan hastalar ile karşılaştırıldığında, daha sık ortaya çıktığı gösterildi. Yoğun bakım ünitesi ihtiyacı oranı, transdiyafram torakotomili hasta grubunda, transdiyafram torakotomisi olmayan hasta grubuna kıyasla daha yüksekti (%30,8 vs. %12,2, p=0,001). Sonuç: Transdiyafram torakotomi, diyafram cerrahisi geçiren hastalarda pulmoner morbiditenin bağımsız bir prediktörüdür. Maksimal özen ile accidental trasdiyafram torakotomilerden kaçınmak ve tam kat diyafram rezeksiyonlarını torakotomi oluşturmayan alternatif cerrahi yöntemler ile gerçekleştirmek pulmoner morbidite oranının azaltılmasına ve postoperatif bakım masraflarının azaltılmasına yardımcı olabilir.