Dergiler / Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism / 2020 / Cilt: 24 - Sayı: 4

Knosp and Hardy Grading Systems are Useful in Predicting Persistence of Male Hypogonadism in Prolactinomas Following Prolactin Normalization

Knosp ve Hardy Sınıflamaları, Prolaktinoması Olan Erkek Hastalarda Prolaktin Normalizasyonunu Takiben Hipogonadizminin Kalıcılığını Öngörmede Yararlıdır

Sayfa
284–292
DOI
—

Özet

Objective: Despite serum prolactin normalization and tumorshrinkage being obtained using dopamine agonist treatment,hypogonadism may persist in several men with prolactinomas.In this study, we evaluated the effects of tumor magnetic resonance imaging features on the persistence of hypogonadismamong normoprolactinemic men with prolactinomas objectivelyusing Knosp and Hardy grading systems. Material and Methods: The patients with prolactinomas who achieved serum prolactin normalization using cabergoline therapy were evaluated,respectively. The extent of tumor growth was evaluated on thebasis of Knosp and Hardy grading systems both at diagnosis andsix months of medical therapy with serum prolactin normalization. Results: A total of 28 cases (18 macro- and 10 microprolactinomas) were included. After six months of treatment withcabergoline, all microprolactinoma patients with hypogonadismat baseline showed recovery (3, 100%). Moreover, nine of 14macroprolactinoma patients with hypogonadism at inclusion recovered at the end (group 1), and five did not (group 2). Baseline Knosp grades and Hardy numbers did not differ betweengroups. However, higher Knosp grades and Hardy numbers wereobserved in patients who consistently had low serum testosterone in the sixth month (group 2) (p=0.01, p=0.02, respectively). All patients in group 2 had invasive tumors (Hardynumber III-IV) both at inclusion and the sixth month accordingto this classification. Conclusion: We demonstrated that macroprolactinomas with persistent hypogonadism despite serumprolactin normalization more commonly showed cavernous sinusinvasion and sellar destruction. We proposed that Knosp andHardy grading systems are useful in predicting the persistenceof male hypogonadism in prolactinomas following prolactin normalization.

Abstract

Amaç: Prolaktinoması olan erkek hastalarda, dopamin agonistleri ile tedavi sonrası serum prolaktin normalizasyonu ve tümör küçülmesi sağlanmasına rağmen hipogonadizm devam edebilir. Bu çalışmada, normoprolaktinemik erkek prolaktinoma hastalarında, Knosp ve Hardy sınıflamalarını kullanarak tümörün manyetik rezonans görüntüleme özelliklerinin, kalıcı hipogonadizm gelişimi üzerine etkisini objektif olarak değerlendiridik. Gereç ve Yöntemler: Kabergolin tedavisi ile serum prolaktin normalizasyonu sağlanan prolaktinoma hastaları retrospektif olarak değerlendirildi. Hem tanı anında hem de medikal tedavi ile serum prolaktin normalizasyonunun sağlandığı altıncı ayda tümör büyümesinin derecesi Knosp ve Hardy sınıflamaları kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Yirmi sekiz olgu (18 makro ve 10 mikroprolaktinoma) dâhil edildi. Altı aylık kabergolin tedavisi ile başlangıçta hipogonadizmi olan bütün mikroprolaktinoma olgularında (3, %100) hipogonadizm düzeldi. Başlangıçta hipogonadizmi olan 14 makroprolaktinoma olgusunun 9’unda hipogonadizm düzelirken (Grup 1), 5 tanesinde hipogonadizm devem etti (Grup 2). Tanı anındaki Knosp ve Hardy skorları gruplar arasında farklılık göstermedi. Bununla birlikte, altıncı ayda düşük serum testosteronu olanlarda Knosp ve Hardy skorları daha yüksek olarak bulundu (Grup 2) (sırasıyla p=0,01, p=0,02). Bu sınıflamaya göre Grup 2’deki tüm hastaların hem tanı anında hem de altıncı ayda invaziv tümörleri (Hardy III-IV) vardı. Sonuç: Serum prolaktin normalizasyonuna rağmen hipogonadizmi düzelmeyen makroprolaktinoma olgularında, kavernöz sinüs invazyonu ve sellar destrüksiyonun daha sık olduğunu gösterdik. Prolaktnoması olan hastalarda, prolaktin normalizasyonunu takiben erkek hipogonadizminin kalıcılığını öngörmede Knosp ve Hardy sınıflamalarının yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.