Dergiler / Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation / 2018 / Cilt: 46 - Sayı: 4
Do Difficult Airway Techniques Predispose Obese Patients to Bronchospasm?
- Sayfa
- 292–296
- DOI
- —
Özet
Objective: The existing evidence separately correlates morbid obesitywith difficult intubation and bronchospasm. However, thereis a lack of data on whether anaesthesia provider manipulationsduring difficult intubation contribute to an increased ratio ofbronchospasm in these patients.Methods: This is a retrospective analysis of data prospectivelytaken from 50 morbidly obese patients involved in a previouslypublished study. A possible difficult intubation was preoperativelyinvestigated by recording the following specific physical examinationindices: Mallampati and Cormack–Lehane (CL) classifications,cervical spine mobility (CSM), thyromental distance(Td) and patients’ ability to open their mouth (mouth opening).Bronchospasm was clinically detected by auscultation and confirmedby measuring peak airway pressures during mechanicalventilation. The Kruskal–Wallis H test was used for data analysis,followed by the Mann-Whitney U test as applicable.Results: Different physical examination prognostic indices, includingMallampati and CL scales (p<0.001; the CSM excluded−p=0.790), showed that they are related to difficult intubation.Bronchospasm not attributable to difficult intubation was observedin six obese patients.Conclusion: Patients with morbid obesity constitute an increasedrelative risk group as far as difficult intubation is concerned, particularlyif preoperative findings support a relationship betweenthe two variables examined. In our study, difficult intubation andthe concomitant use of special equipment and manipulations didnot contribute to an increased rate of bronchospasm in obese patients,but in view of the lack of data, a large number of moresophisticated studies are required to elucidate such an assumption.
Abstract
Amaç: Mevcut deliller, morbid obeziteyi zor entübasyon ve bronkospazm ile ayrı ayrı ilişkilendirmektedir. Ancak, zor entübasyon sırasında anestezistin uygulamalarının bu hastalarda bronkospazm oranının artmasına katkıda bulunup bulunmadığına dair yeterli veri bulunmamaktadır. Yöntemler: Bu, daha önce yayınlanmış olan bir çalışmaya katılan 50 morbid obez hastadan prospektif olarak alınan verilerin retrospektif bir analizidir. Muhtemel bir zor entübasyon preoperatif olarak aşağıdaki spesifik fizik muayene ölçütleri kaydedilerek araştırıldı: Mallampati ve Cormack-Lehane (CL) sınıflamaları, servikal omurga hareketliliği (SOH), tiromental mesafe (Tm) ve hastaların ağızlarını açma yeteneği (ağız açıklığı). Bronkospazm, klinik olarak oskültasyon ile tespit edildi ve mekanik ventilasyon sırasında pik hava yolu basınçlarının ölçülmesiyle doğrulandı. Kruskal-Wallis H testi, veri analizi için kullanıldı, ardından Mann-Whitney U testi uygulandı. Bulgular: Mallampati ve CL skalaları (p<0,001; SOH hariç p=0,790) dâhil olmak üzere, farklı fiziksel muayene prognostik indeksleri, bunların zor entübasyonla ilişkili olduğunu göstermiştir. Zor Entübasyonla ilişkilendirilmeyen bronkospazm, altı obez hastada görülmüştür. Sonuç: Morbid obezitesi olan hastalar, zor entübasyon söz konusu olduğunda, artan bir relatif risk grubu oluşturmaktadır; özellikle preoperatif bulgular, incelenen iki değişken arasında bir ilişkiyi destekliyorsa. Çalışmamızda, zor entübasyon ve özel ekipman ve manipülasyonların eş zamanlı kullanımının, obez hastalarda bronkospazm oranının artmasına katkıda bulunmadığı tespit edilmiştir, ancak veri eksikliği nedeniyle, böyle bir varsayımı açıklığa kavuşturmak için çok sayıda, çok yönlü çalışmaya ihtiyaç vardır.