Dergiler / Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation / 2018 / Cilt: 46 - Sayı: 5
Elevated Waste Anaesthetic Gas Concentration in the Paediatric Post- Anaesthesia Care Unit
- Sayfa
- 362–366
- DOI
- —
Özet
Objective: Exposure to waste anaesthetic gas (WAG) is a recognisedoccupational hazard for health care professionals (HCP).In recovery rooms, scavenging and ventilation systems differ fromthose in the operating room, raising the question as to how efficientthey are. This study aims to measure the levels of ambientsevoflurane over the course of consecutive workdays in the paediatricrecovery room of a tertiary academic centre.Methods: The following is a descriptive-analytic study of ambientair sevoflurane levels measured using a MIRAN® 205B SeriesSapphIRe portable ambient air analyser. Samples were obtainedbetween 7:30 am and 6:30 pm for two non-consecutive weeks onconsecutive weekdays in our paediatric recovery room area.Results: The ambient air levels of sevoflurane exceeded the ceilingconcentration of 0.5 ppm recommended by the NationalInstitute for Occupational Safety and Health on all days of measurement.The concentration of sevoflurane in ambient air correlatesdirectly with the number of patients present.Conclusion: Even in a modern recovery room constructed accordingto current building standard and code, ambient air levels of WAGexceed the recommendations. Future research and practice standardsare needed to reduce this occupational exposure. Disregarding whetherchronic exposure to WAG is harmful, we have shown that HCPworking in recovery rooms are chronically exposed to concentrationswhich exceed recommended levels. Strategies are needed to reduceambient levels of WAG in post-anaesthesia care units.
Abstract
Amaç: Atık anestezik gaz (AAG) maruziyeti sağlık çalışanları için tanımlanmış mesleki bir tehlikedir. Uyanma odalarında, anestetik gaz temizleme ve ventilasyon sistemleri ameliyathanedekilerden farklıdır ve bu da ne kadar etkili olduklarına dair bir soru oluşturmaktadır. Bu çalışma üçüncü basamak bir akademik merkezdeki pediyatrik uyanma odasında, ardışık çalışma günlerinde, ortamdaki sevofluran düzeylerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu tanımlayıcı analitik çalışmada oda havasındaki sevofluran düzeyleri, MIRAN® 205B Series SapphIRe taşınabilir ortam havası analizörü kullanılarak ölçüldü. Numuneler ardışık olmayan 2 haftada, ardışık işgünlerinde saat 07.30 ile 18.30 arası pediyatrik uyanma odasında alındı. Bulgular: Ortam havasındaki sevofluran seviyeleri, tüm ölçüm günlerinde, Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü tarafından 0,5 ppm olarak önerilen üst sınırı aşmıştı. Ortam havasındaki sevofluran seviyesi mevcut bulunan hasta sayısı ile doğrudan ilişkilidir. Sonuç: Günümüz standartlarına ve koduna göre inşa edilen modern bir uyanma odasında bile, ortam havasındaki AAG düzeyleri önerilen değerleri aşmaktadır. Bu mesleki maruziyeti azaltmak için başka araştırma ve uygulama standartlarına ihtiyaç vardır. Kronik AAG maruziyetinin zararlı olup olmamasını dikkate almaksızın, uyanma odalarında çalışan sağlık çalışanlarının sürekli olarak, önerilen seviyeleri aşan seviyelere maruz kaldıklarını ortaya koyduk. Anestezi sonrası bakım ünitelerinde ortamdaki AAG seviyelerini azaltmak için stratejilere gereksinim vardır.