Dergiler / Toplum ve Hekim / 2012 / Cilt: 27 - Sayı: 6
Tarihsel ve toplumsal bağlamda Fransa'da kürtaj
- Dergi
- Toplum ve Hekim
- Sayfa
- 403–417
- DOI
- —
Özet
Fransada kürtaj, halen üreme sağlığının en önemli sorunlarından birisidir. Bu derleme makalenin amacı, Fransada kapitalizmin ortaya çıkışından günümüze tarihsel ve toplumsal bir bağlam/bütünlük içinde kürtaja yönelik mevcut yasal düzenlemeleri, sonuçlarını, özelde kürtajın yasal olarak serbestleştirilmesini, genelde kadının üreme hakkı konusundaki mücadalelerini ortaya koymaktır. Fransa, özellikle Avrupa ülkelerinin tersine 1960lı yıllara kadar pronatalist politikaları benimsemiş, kürtajı yasaklamış, kürtajı yapana ve yaptırana yasal olarak ağır hapis ve para cezaları uygulamıştır. 1960lı yıllarda yükselen işçi sınıfı mücadelesi ona eşlik eden öğrenci ve kadın hareketleri, komünistlerin, sosyalistlerin desteği, mahkemelerde kazanılan davalar ve halkın buna olumlu yaklaşımının da bir sonucu olarak, 1967 yılında kürtaj tedricen ve belirli koşullara bağlı olarak serbestleşmeye başlamıştır. Ardından, diğer ülkelere benzer olarak 1975, 1979, 1982, 1992, 2001 ve 2004 yıllarında bazı yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin ortak özelliği; anne/bebek sağlığını tehdit etmesi ve annenin sosyo-ekonomik koşullarının olumsuz olması durumunda kürtajın ne zaman yapılacağı, onay/izin mekanizmasının, danışmanlık/bekleme sürelerinin ne olması gerektiği, hangi sağlık kurumunda yapılacağı, kürtajın finansmanının nasıl karşılanacağı ve hekimin vicdani red hakkı ile sınırlıdır. Bunlar önemli olmakla beraber, hangi ülke olursa olsun bir kadının istemediği gebelik deneyimine maruz kalmayacağı, kaldığında olumsuz etiketlenmeyeceği ve kendi üreme sağlığı konusunda özgürce karar verebileceği, parasız, ulaşılabilir ve nitelikli aile planlaması ve sağlık hizmetleri olmak üzere, sağlık ve sosyal politikalar ile ilgili düzenlemelerin olmasıdır. Ayrıca, kürtaj ile ilgili kararlarda bilim dışı değerler, normlar dışarıda bırakılmalı, kadını ikincilleştiren erkek egemen yaklaşımlar ile kadını denetim ve kontrol altında bırakan mekanizmalar reddedilmelidir.
Abstract
Abortion is still one of the most important problems of reproductive health in France. The aim of this review article is to investigate the current legal regulations, their results and legal liberalization of abortion in particular and women s struggles for their reproductive rights in general within a historical and social context from the emergence of capitalism in France until the present day. Contrary other European countries, France adopted pronatalist policies until 1960s, prohibited abortion and inflicted harsh penalties including imprisonment on those who had an abortion and who carried out abortion. As a result of the working class struggle accompanied by student and women movements in 1960s as well as supports from communists, socialists, lawsuit wins and positive approach of the people, abortion was gradually started to be permitted under certain conditions in 1967. Consequently, some legal regulations were introduced similar to other European countries in 1975, 1979, 1982, 1992, 2001 and 2004. The common feature of these regulations is that they are limited to the conditions when maternal and infant health is threatened and mother s socio-economic conditions are poor and under these conditions when the abortion should be made, how the consent/permission mechanism should work, how long the counseling/waiting-period should be, how the abortion should be financed and doctor s right of conscientious objection. Despite the importance of these factors, there should be legal regulations regarding health and social policies for a free, accessible and qualified family planning and health services in which women are not exposed to pregnancy experience that they don t want and if they are exposed to such an event, they are not affected and freely decide on their own reproductive health whatever county they live in. In addition, unscientific values and norms should be left out in decisions regarding abortion and male-dominant approaches which alienate women and mechanisms which keep women under control should be refused.