Dergiler / Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2015 / Sayı: 14

TÜRKİYE SELÇUKLULARINDA SOSYAL BİR ZÜMRE: RİNDLER

A SOCIAL COMMUNITY IN TURKISH SELJUKS: THE RINDS

Sayfa
239–255
DOI
—

Özet

Bu araştırma, Ortaçağ İslam dünyasında daha çok yağmacı ve düzen bozucu yönleriyle tanınan rindlerin, mekân ve süreç itibarıyla Türkiye Selçukluları ayağını ele almaktadır. Dönemin kronik ve menâkıbnâmelerinden hareketle hazırlanan araştırmada evvela bu zümrenin menşei ve Anadoluda zuhuru üzerinde durulmakta; ardından yapısı, hayat tarzı, Ahiler ve Mevlevîlerle olan ilişkilerine değinilmektedir. Son olarak da dönemin siyasî ve askerî hadiselerindeki rollerine dair bilgiler verilmektedir. Rindlerin, özellikle Moğol hâkimiyeti döneminde öne çıktıkları, kaba kuvvet ve cesaretleri nedeniyle devlet adamları arasındaki iktidar mücadelelerinde sık sık askerî güç olarak kullanıldıkları dikkat çeker. Diğertaraftan bu zümrenin, yağmacılık ve bağlandıkları kimselerin yardımları ile geçimini sürdürdüğü, genellikle çıkarlarına göre hareket ettiği, bozgunculuğundan dolayı toplum tarafından dışlandığı, bazı Ahi liderleri tarafından sevk ve idare edilmekle birlikte Ahiliğin temel felsefesine uzak olduğu görülür.

Abstract

This study deals with the Turkish Seljukian branch of the rinds who were mostly known for their looter and peace disturber characteristicsin the Medieval Islam world in terms of place and process. The research, upon the chronicles and menakibnames of the period, first introduces the origin of the community and how they appeared in Anatolia and then mentions about their structure, life style and their relations with Ahis and Mevlevis. Finally, it givesinformation about their rolesin the political and military cases of the period. It draws attention that the rinds became prominent especially during the Mongolrule and, because of their brute force and courage,they were often used as military power in power struggles of statesmen. On the other hand, it is also seen that this community lived on looting and patronage of those they committed themselvesto, acted upon their best interest, were alienated by the society due to their disturbing peace and stood aloof from the basic philosophy of the Ahis although they were conducted by certain Ahi leaders.