Dergiler / Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2016 / Sayı: 15
FİLİSTİN TOPRAKLARINDA YAHUDİ MİLLİYETÇİLİĞİNİN OLUŞUMUNDA ”CHOWEWE ZİON”, ”BNEI BRITH” VE ”ESRA"CEMİYETLERİNİN ROLÜ
- Sayı
- 2016 · Sayı: 15
- Sayfa
- 815475–815501
- DOI
- —
Özet
Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları Osmanlı Devleti için siyasi, ekonomik ve ticari açıdan Ortadoğu'da çok önemli bir yere sahiptir. Esasen bu coğrafya medeniyetin gelişmesinde ve farklı inançların bir arada yer alabildiği topraklardır. Bölge Siyasi, ekonomik durumu ve dini nedenlerle tarihte farklı devlet ve imparatorlukların nüfuzu altında kalmıştır. Kenan topraklarında yaşayan İsrailliler ilk tek tanrılı ve lq'tabı olan Hz. Musa Peygamberin adından gelen Musevi dinine sahip olmuşlardır. Kudüs bu din için en önemli merkez halindedir. İsrailliler Kudüs'te Roma İmparatorluğu'nun bölgede oluşan baslqsına karşı 70 yılında isyan ederler. Daha sonra Mesih Bar Koşba'nın önderliğinde 136 yılında yaptıkları ikinci isyan Roma tarafından bastınlmakla kalmayıp İsrailler topraklarından sürgün edilmişlerdir. İşte bu tarihten itibaren dinlerini birleştirici bir misyon olarak kullanan Yahudiler yüzyıllarca topraksız bir şekilde yaşam sürmüşlerdir. Bu süreçte Yahudiler bulundukları ülkelerde ekonomik olarak güç kazansalar da farklı toplumlarda itibar görmemişler ve devamlı dışlanmışlardır. 19. Yüzyılın sonlarında Avrupa'da Yahudiler ve özellikle Yahudi fildr adamları ve öne çıkan önderler teşkilatlanmaya, sivil toplum örgütleri kurmaya ve kendilerine rahat edecekleri bir vatan toprağı aramaya başlamışlardır. İşte bu topraklardan en öne çıkan Yahudilerin eslq' vatanları Filistin toprakları olmuştur. Bu çalışmada 19. Yüzyılın sonlarına doğru Almanya'da ortaya çıkan "Chowewe Zion",Bnei Brith" ve "Esra"cemiyetlerinin Yahudi milliyetçiliğinin oluşmasında ve Yahudi vatanı olarak seçilen toprakların nasıl ulaşılması gereken mutlak amaç olarak Yahudi halkına işlendiği ve bu amaçla yapılan mücadeleler araştırılacaktır.
Abstract
Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları Osmanlı Devleti için siyasi, ekonomik ve ticari açıdan Ortadoğu’da çok önemli bir yere sahiptir. Esasen bu coğrafya medeniyetin gelişmesinde ve farklı inançların bir arada yer alabildiği topraklardır. Bölge Siyasi, ekonomik durumu ve dini nedenlerle tarihte farklı devlet ve imparatorlukların nüfuzu altında kalmıştır. Kenan topraklarında yaşayan İsrailliler ilk tek tanrılı ve lq'tabı olan Hz. Musa Peygamberin adından gelen Musevi dinine sahip olmuşlardır. Kudüs bu din için en önemli merkez halindedir. İsrailliler Kudüs’te Roma İmparatorluğu’nun bölgede oluşan baslqsına karşı 70 yılında isyan ederler. Daha sonra Mesih Bar Koşba’nın önderliğinde 136 yılında yaptıkları ikinci isyan Roma tarafından bastınlmakla kalmayıp İsrailler topraklarından sürgün edilmişlerdir. İşte bu tarihten itibaren dinlerini birleştirici bir misyon olarak kullanan Yahudiler yüzyıllarca topraksız bir şekilde yaşam sürmüşlerdir. Bu süreçte Yahudiler bulundukları ülkelerde ekonomik olarak güç kazansalar da farklı toplumlarda itibar görmemişler ve devamlı dışlanmışlardır. 19. Yüzyılın sonlarında Avrupa’da Yahudiler ve özellikle Yahudi fildr adamları ve öne çıkan önderler teşkilatlanmaya, sivil toplum örgütleri kurmaya ve kendilerine rahat edecekleri bir vatan toprağı aramaya başlamışlardır. İşte bu topraklardan en öne çıkan Yahudilerin eslq' vatanları Filistin toprakları olmuştur. Bu çalışmada 19. Yüzyılın sonlarına doğru Almanya’da ortaya çıkan “Chowewe Zion”,Bnei Brith” ve ”Esra"cemiyetlerinin Yahudi milliyetçiliğinin oluşmasında ve Yahudi vatanı olarak seçilen toprakların nasıl ulaşılması gereken mutlak amaç olarak Yahudi halkına işlendiği ve bu amaçla yapılan mücadeleler araştırılacaktır.