Dergiler / The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 1
İÇ MEKÂN TASARIM STÜDYOSUNDA MEKÂNSAL VE KAVRAMSAL AKTARIM ARAÇLARI OLARAK RENK, ÖRÜNTÜ: YÜZEY ÇALIŞMASI ÖRNEĞİ
- Sayfa
- 31–44
- DOI
- —
Özet
Ecole des Beaux-Arts ve Bauhaus tasarım okullarında yürütülen uygulamalı tasarım stüdyolarından köklenen‘yaparak öğrenme’ metodu, günümüzde trans disipliner bakış ile eğitime hizmet eden araçlardan birinioluşturmaktadır. İç mimarlık ölçeğinde atölye eğitimi, uygulamalı olarak gerçekleştirilmekle birlikte tasarımınçıkış noktası olarak kavram gelişiminin bilişsel ve yaratıcı sürecini barındırmaktadır. Bu sürecin aktörükonumunda yer alan öğrenciler, sürece yön verecek anahtar kelimelere ulaşmayı hedeflemektedir. Böylelikle,anahtar kelimelerin karşılıklarının plan düzleminde ve mekânın üçüncü boyuttaki bileşenleriyle aktarım konusuöğrencilerin yüzleşmekte olduğu bir ‘uygulama’ sorunu olarak kabul edilebilir. Çalışmanın amacı ve konusu busorunsala bağlı olarak oluşum göstermiş, atölye ortamında renk ve örüntü çalışması, kavram aktarım aracı olarakdeğerlendirilmiştir. Örüntü ve renk çalışmalarının kavram aktarım aracı olarak iç mekân atölyesi, projekonusunda yer alan çalışmalarla desteklenmesi, Temel Tasarım Eğitimi ile bağlantı kurarak edinilen bilgininsürekliliğini sağlamak bakımından önem taşımaktadır. Araştırmanın amacı, bilginin sürekliliği ve aktarımındayer alan renk-örüntü çalışmalarının, iç mimari ölçekte önemini ve etkisini vurgulamaktır. İkinci sınıf tasarımstüdyosu kapsamında programlanmış çalışma ‘Bir Ticari İşlev için Çekirdek Mekân’ başlığı altında, kurumkimliği ile kavramsal yaklaşımın oluşturulması ve mekânsal karşılığı olan stant tasarımının arayışıhedeflenmiştir. Böylelikle atölye temasında yer alan program kapsamına on beş öğrenciyi almış, atölye sürecininmekânsal planlama aşamasını takip eden, sekiz saat süreli sınıf içi üretimini içermiştir. Stüdyo çalışmanıntanımlı bir sürecini oluşturan bu araştırma, renk ve örüntü dilinin sonsuz olasılığını katılımcılarına aktarmayıhedefleyen pedagojik bir yaklaşımı içermiştir. Böylece çalışma sonucunda, kurum kimliği, mekân algısı,kullanıcı ve fiziki bileşenler göz önünde bulundurulmuş, kavramsal düşünme becerisinin somut anlamlandırmayolu ile geliştirilmiştir. Bu yaklaşımın ise tasarım sürecine etki ettiği gözlemlenmiş, ürün çıktı kalitesini arttırdığısonucuna varılmıştır. İlerleyen çalışmalar için detaylı test edilme gerekliliği de çalışmanın sonuçlarından biridir.
Abstract
‘Learning by Doing’ method, that takes its origin ideas from Ecole des Beaux-Arts and Bauhaus design schools, serves education with interdisciplinary vision. Studio education in consideration with interior design, is practiced with creating applications beside its consistence of cognitive and creative process. Students in this process aim to reach keywords that lead design processes. With this way, convection of these keywords in plan geometries and three-dimensional design elements of spaces could be considered as an ‘application’ problem that students faced with in the process. The aim and scope of this study takes its roots from this defined problem and designing patterns with colors in studio environment considered as tools to convey conceptual ideas. Support of pattern and color studies to convey conceptual keywords in interior design studios in consideration of Basic design principles and making connections with previous information is crucial to provide permanency of conveyed data. The study titled with ‘core space for a commercial function’ is programmed for second year design studio to design stand for a selected and defined corporate identity. It is aimed that selection of corporate identity and conceptual keywords need to be reflected on spatial design elements. Fifteen students participated in this study and worked for creation of patterns for eight hours of design process. This study included a pedagogical approach to convey limitless possibility of color and pattern to reflect conceptual keywords in a defined duration of studio process. As a result of this study, corporate identity, space perception, user profiles are taken into consideration and the ability of conceptual thinking is improved. This approach is observed to increase the quality of designed spaces. Another result showed that this approach needs to be researched in detail for further studies.