Dergiler / Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi / 2020 / Cilt: 11 - Sayı: 2

Increased DNA Damage Of Radiology Personnel Chronically Exposed To Low Levels Of Ionizing Radiation

Sürekli Olarak Düşük Dozlarda İyonize Radyasyona Maruz Kalan Radyoloji Personelinin DNA Hasarındaki Artış

Sayfa
212–216
DOI
—

Özet

Objective: People working in the hospital units such asRadiology and Nuclear Medicine are subject to higher dosesof ionizing radiation than people working in other professions.We examined the association between DNA damage andionizing radiation exposure in the personnel working inuniversity hospital and considered different variables such assmoking, working years, gender, age.Material-Method: 48 radiation exposed personnel, agedbetween 20-50 years old, working in radiological units within theSüleyman Demirel University Research - Application Hospitaland 51 individuals, aged between 18 and 57, who do not workin hospital, constitute our research group. Lymphocytes isolatedfrom blood samples taken from the participants were evaluatedwith the comet method for DNA damage. Tail DNA percentageparameter, obtained through Open Comet program, was chosento assess DNA damage and the results were evaluated by theOne-Way Anova statistical test.Results: The results, obtained from statistical comparison oftail DNA percentage parameter, indicate that even the lowdose radiation caused DNA damage and age, gender, smokinghabits and working years did not show any significantdifferences except for dosimetry value. Increasing dosimetryvalue resulted in increased DNA damage.Conclusions: This work supports the previous results ofbiomonitoring of radiology workers chronically exposed toionizing radiation. This means ionizing radiation is still animportant DNA damaging agent despite many improvementssuch as exposed time reduction, working conditions andtechnology.

Abstract

Amaç: Hastanelerin radyoloji veya nükleer tıp birimlerinde çalışanlar, diğer meslek gruplarına göre daha yüksek dozlarda iyonize radyasyona maruz kalmaktadır. Çalışmamızda radyoloji personelinin DNA hasarı ile iyonize radyasyona maruziyetleri arasındaki ilişki incelenmiş ve sigara içme alışkanlığı, cinsiyet, çalışma yılı ile yaş gibi farklı parametreler de hesaba katılmıştır. Materyal-Metot: Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde yer alan radyolojik birimlerde çalışan yaşları 20 ila 50 arasında 48 personel ile hastane personeli olmayan yaşları 18 ila 57 arasında 51 birey çalışma grubumuzu oluşturmaktadır. Bireylerden alınan kan örneklerinden izole edilen lenfositler DNA hasarı açısından komet metodu ile değerlendirilmiştir. Open Comet programı aracılığı ile elde edilen Kuyruk DNA yüzdesi parametresi DNA hasarını göstermesi için seçilmiş ve sonuçlar tek yönlü anova istatistik testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Kuyruk DNA yüzdesi parametresinin istatistiksel olarak karşılaştırılması sonucunda elde edilen veriler düşük doz radyasyonun bile DNA hasarına sebep olduğunu ve dozimetre değerinin önemli bir değişken olduğunu göstermektedir. Dozimetre değeri arttıkça daha yüksek DNA hasarı tespit edilmiştir. Yaş, cinsiyet, sigara içme alışkanlığı ve çalışma yılı ise anlamlı bir farklılığa sebep olmamıştır. Sonuç: Sonuçlar, radyoloji personelini konu alan benzer çalışmalarda bildirilen biyo-izleme verileri ile paralellik göstermektedir. Bu durum, gelişen teknoloji ve çalışma koşullarının geliştirilmesi gibi önemli iyileştirmelere rağmen iyonize radyasyonun radyolojik birimlerde çalışan personel için halen önemli bir DNA hasar etkeni olduğunu ortaya koymaktadır.