Dergiler / Tasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online) / 2019 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Gırnata Benî Ahmer Devleti ile Merînîler Devleti Arasındaki İlişkiler

The Relationship between State of Bani Ahmar and State of Marinides

Sayfa
803–836
DOI
—

Özet

Müslümanlar 8. yüzyılın başlarından 897/1492’e kadar Endülüs’te siyasîvarlıklarını devam ettirmişlerdir. İber Yarımadası’ndaki Müslümanların ilkdevleti olan Endülüs Emevî Devleti'nin 422/1031’de yıkılmasından sonra, çoksayıda şehir devleti kurulmuştur. Mülûku't-tavâif denilen bu küçük şehir devletleri, 5/11. yüzyıl sonlarında Hıristiyan güçler karşısında zaman zaman yokolma tehlikesi yaşamışlardır. Bu durum karşısında Mağrib'teki Berberî asıllıMurâbıtlardan yardım istemişlerdir. Mağrib’ten gelen yardımlar sonucundaEndülüs’te 483/1090 yılından itibaren Murâbıtlar, ardından 541/1147'densonra da Muvahhidler hâkimiyeti başlamıştır. Muvahhidlerin 7/13. yüzyılbaşlarında yıkılmasıyla Endülüs’te yeniden Mülûku’t-tavâif dönemi ortayaçıkmış ve kısa zaman içerisinde Benî Ahmer (Nasrîler veya Gırnâta Sultanlığı)dışındaki devletler yok olmuştur. Bu devlet, yaklaşık iki buçuk asırlık dönemboyunca ayakta kalmayı başarmıştır. Bu dönem boyunca da diğer devletlerlefarklı yönlerden temaslarda bulunmuştur. Gırnâta Sultanlığı’nın en yoğunilişki içerisinde bulunduğu devletlerden biri de, Mağrib’te, Cebelitârık Boğazı’nın güneyinde yer alan Merînîler Devleti olmuştur. Muvahhidlerin haleflerinden olan bu devlet, kendisini Endülüs cihadı açısından da onların varisiolarak görmüştür. Endülüs’te Hıristiyan güçlere karşı devam eden mücadelede de Merînîler ve Benî Ahmer genellikle işbirliği içinde olmuşlardır. Muvahhidlerin ardılı olan bu iki devlet, din, dil, kültür, soy olarak da ortak özelliklere sahiptiler. Öncelikle savunma amaçlı askerî zeminde başlayan ilişkiler, bununla sınırlı kalmamış, farklı alanlarda etkileşimlerle devam etmiştir. Bu çalışmada Benî Ahmer ve Merînîler devleti arasındaki çeşitli ilişkiler ve etkileşimler ele alınacaktır

Abstract

The Muslims maintained their political existence in Andalusia from the early 8th century until 897/1492. After the fall of the Andalusian Umayyad State in 422/1031, the first state of the Muslims in the Iberian Peninsula, many city states were established. In the late 5th/11th century these small city-states called Muluk al-Tawaif (Party-Kings) were faced with the danger of fall in the face of Christian forces. They turned for assistance to the Murabites in Maghreb who were of Berber origin. Thanks to the assitance supplied by the Maghreb, the rule of the Murabites began in Andalusia in 483/1090, followed by the Almohads’ rule after 541/1147. Following the fall of the state of Almohads in the early 7th/13th, another period of Muluk al-Tawaif (Party-Kings) arose and within a short time, the states collapsed except for Bani Ahmar (Nasrids or Granada Sultanate). This state managed to survive for nearly two and half centuries. During this period, it had contacts with other states in different ways. One of the states which the Granada Sultanate was most often in contact with was the Marinides State in the Maghreb, south of the Strait of Gibraltar. This state, which was one of the successors of the Almohads, saw itself as heir to them in terms of the Andalusian jihad. In the ongoing struggle against the Christian forces in Andalusia, the Marinids and Bani Ahmar were generally in cooperation. These two states, which were the successors of the Almohads, also had common features in terms of religion, language, culture and lineage. The relations that started primarily on military grounds for defense purposes were not limited to this, but continued to be maintained with interactions in different fields. In the present study, various relations and interactions between Bani Ahmar and Marinides state will be dealth with.