Dergiler / Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi / 2015 / Cilt: 1 - Sayı: 35
Kahramanlıktan Kalebendliğe: Kuleli Vak'asının Baş Aktörü Süleymaniyeli Şeyh Ahmed'e Dair Bilinmeyenler
- Sayfa
- 97–143
- DOI
- —
Özet
Süleymaniyeli Şeyh Ahmed Efendi 1859'da Sultan Abdülmecid'e suikast düzenleyip yerine veliahd Abdülaziz'i tahta çıkarmaya çalışan ve tarihimizde "Kuleli Vak'ası" olarak anılan oluşumun en önemli önderidir. Nakşbendî-Hâlidî kimliğinin yanı sıra Kırım Savaşı'na katılarak cephede Ruslara karşı savaşmıştır. Hüseyin Daim Paşa ve Cafer Dem Paşa gibi üst düzey askerlerle bu planı yapmasına rağmen yakalanmış ve ölüm cezası sürgüne çevrilmiştir. Abdülaziz padişah olduktan sonra bu kişileri affetmiştir. Bu makale Süleymaniyeli Şeyh Ahmed'in 1875 yılına kadar geçirdiği safahata ışık tutmaktadır. Şeyh serbest bırakılmasına rağmen adeta potansiyel bir suçlu gibi kısa süre sonra yeniden yakalanarak önce Bağdat, sonra Trablusgarp ve nihâyetinde yeniden Magosa'ya sürgüne gönderilmiştir. Taşrada köklü ve varlıklı bir şeyh ailesine mensup bir kişinin Tanzimat sonrası Osmanlı toplumunda meydana gelen sosyal, idari ve kültürel dönüşümlerin bir sonucu olarak merkezle geliştirdiği ilginç hikâyenin ayrıntılarını Osmanlı arşiv evrakından takip etmek mümkündür.
Abstract
Silemani Sheikh Ahmed Efendi was a pioneering actor of the secret organization that unsuccessfully attempted to assassinate Sultan Abdulmejid and to ascend Sultan Abdülaziz to the throne in September 1859, which is known in historical sources as Kuleli Incident (Kuleli Vak'asi). In addition to his identity as Naqshi-Khalidi sheikh, he also joined the Ottoman Army and fought against Russians in the Crimean War . Even though he had prepared his plots together with very important military officers like major general Huseyin Daim Pasha and Cafer Dem Pasha, he got caught and his capital punishment was turned into exile. After Sultan Abdülaziz ascended to the throne, he forgave them. This article examines the phases that Silemani Sheikh Ahmed Efendi went through until 1875. Even though Sheikh was released, he was regarded as potential criminal and was captured after a short while, sent to exile in Baghdad, then to Tripoli, and finally to Famagusta. It is possible to find in the Ottoman archive documents the details of interesting story of a sheikh who was be a member of a wealthy family of sheikhs in the suburbs and then influenced from the social, administrative, and cultural transformations that took place after Tanzimat Period.