Dergiler / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2008 / Sayı: 18
Türk Modernleşme Sürecinde Merkezin Dönüşümü: Yerelden Küresele Yeni Kimlik Arayışları
- Sayı
- 2008 · Sayı: 18
- Sayfa
- 121–134
- DOI
- —
Özet
Türkiye’de kimlik talepleri ve merkezde yer alma çabaları bağlamında yaşanan sorunlar demokratikleşme ve demokrasi kültürünü geliştirme sorunsalında düğümlenmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında sınırlı sayıdaki bir grubun ya da yönetici kesimin yönlendirmesinde olan modernleşme süreci, bugün daha farklı sosyal, siyasi ve kültürel aktörler tarafından benimsenmekte ve yönlendirilmektedir. Kendini merkez ya da çevre de görenler arasındaki yapılanma beraberinde yeni demokratik talepleri de ülkenin gündemine taşımaktadır. Bu çalışma Türk modernleşme sürecinde merkezin/iktidarın dönüşümünü yeni kimlik arayışları bağlamında irdelemektedir. Türk toplumunda değişen ve dönüşen toplumsal talepler ve demokratikleşme çabaları, farklı kimlik arayışları üzerinden değerlendirilmekte ve insan merkezli bir hukuk ve demokratikleşme modeli çerçevesinde analiz yapılmaya çalışılmaktadır.
Abstract
The problems experienced in Turkey in the context of identity claims and efforts to move to the centre are tangled in the problematic of democratisation and developing a culture of democracy. The modernization process, which used to be oriented by a limited number of groups or directors in the first years of the Republic, is embraced and prompted today by several different social, political and cultural actors. This structuring between the ones who consider themselves at the centre or margins also brings along new democratic demands into the country’s agenda. This study aims to scrutinize the transformation of the centre/power during the process of the Turkish modernization in the context of new identity quests. The changing social demands and democratisation efforts in the Turkish society will be evaluated in terms of different identity quests, and we will try to carry out an analysis within the framework of a people-centred model of law and democratisation.