Dergiler / Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2014 / Sayı: 33
Türk Siyasetinde Cepheleşme/Kutuplaşma Olgusunun Dinamikleri ve Milliyetçi Cephe Hükümetleri
- Sayı
- 2014 · Sayı: 33
- Sayfa
- 41–54
- DOI
- —
Özet
Toplumsal sınıf ve güçlerin birbirlerinden ayrılmasını anlatan kutuplaşma ilk kez 1789da gerçekleşen Fransız Devrimi sonucunda sağ-sol şeklinde ortaya çıkmıştır. Osmanlı- Türk toplumunun yapısında ise batıdakine benzer bir sınıfsal taban ve ilişkiler sisteminin bulunmaması, kendine özgü farklı çatışmaları meydana getirmiştir. Böylece Türk siyasal hayatındaki kutuplaşmanın temelindeki esas unsur modernleşme olmuştur. Modernleşme Türk aydının kültürel açıdan kitlelerden yabancılaşması ve merkez-çevre gerilimine damgasını vuran bir kırılma noktası oluşturmuştur. Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyetine uzanan bu süreçte merkez-çevre ilişkisi iki ana siyasi eksen üzerinde gelişmiştir. 1960lı yılların ortalarından itibaren ise; sağ-sol kutuplaşmasının siyasal hayatı şekillendiren özelliği çerçevesinde anti- komünizmin, kuvvetli bir sol karşıtı ortak payda niteliği kazanmıştır. Türkiyenin siyasal hayatındaki temel bölünme ve buna bağlı cepheleşme/kutuplaşma ilk kez 1975 yılında Milliyetçi Cephe Hükümetleri şeklinde siyasal bir görünüm kazanmıştır. 1977 yılında kurulan II. MC Hükümeti Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gensoru ile düşürülen ilk hükümet olmuştur.
Abstract
Polarisation, describing the separation of social classes and social power, first appeared as right and left after the French Revolution in 1789. Ottoman-Turkish society did not have a class base with relations similar to those in the west. Modernisation was the main factor in the polarisation of Turkish political life. Modernisation was a turning point in the cultural alienation of Turkish intellectuals from the masses and and illustrated tensions between the center and periphery. In this process, extending from the Ottomans to the Turkish Republic, center-periphery relations have developed along two main political axes. Starting in the mid-1960s, within the framework of the societal shaping property of the right- left polarisation, anti-communism became a common denominator as a strong oppositon to the left. The main division in Turkish political life and the related confrontation/polarisation gained an appearance as a political viewpoint for the first time in 1975 in the form of the National Front Governments. The Second National Front Cabinet, formed in 1977, was the first cabinet in the history of the Turkish Republic to be removed as a result of a no-confidence vote in parliament.