Dergiler / Anadolu Psikiyatri Dergisi / 2003 / Cilt: 4 - Sayı: 2

Obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalarda diğer anksiyete bozukluklarının komorbiditesi

Sayfa
69–80
DOI
—

Özet

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile ilgili olarak son yıllarda yapılan çok sayıda çalışmada, eksen I bozukluk komorbiditesinin yüksek oranda görüldüğü; bu tanı grupları arasında duygudurum bozuklukları ve anksiyete bozukluklarının önde geldiği bildirilmektedir. Bu çalışmada OKB tanısı almış olan hastaların anksiyete bozuklukları komorbidite sıklığının araştırılması, komorbidite varlığı ile hastaların sosyodemografik ve klinik özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmaya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri polikliniğine başvuran ve DSM-IV tanı ölçütlerine göre birincil tanı olarak OKB tanısı konmuş, hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıkmasından itibaren en az 1 yıl geçmiş, yasları 18 ile 56 yıl arasında değişen 60 hasta alınmıştır. Tüm hastalara DSM-IV için Yapılandırılmış Klinik Görüşmesinin (SCID-I) anksiyete modülü uygulanarak OKB tanısı ve komorbid anksiyete bozuklukları saptanmış, ardından hastalara Ruhsal Belirti Tarama listesi (SCL-90-R), uurumluk ve Sürekli Anksiyete Ölçeği (STAI-1 ve STAI-2); obsesyon ve kompulsiyonların tiplerini belirlemek amacıyla Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOKÖ), Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi (MOKSL) ölçekleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan 60 hastanın (40 kadın, 20 erkek) %80'inde en az bir yaşam boyu komorbid anksiyete bozukluğu olduğu saptanmıştır. OKB hastalarında en sık görülen komorbid anksiyete bozukluğu özgül fobi (%48.3) idi. Bunu sırasıyla yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) (%33.3), PB (%28.3), sosyal fobi (%26.7), agorafobi (%10) ve PTSB (%5) izlemektedir. Komorbid anksiyete bozukluğu olan ve olmayan OKB hastaları arasında cinsiyet, yaş, medeni durum, sosyoekonomik düzey, hastalık öncesi yaşam olayı varlığı, hastalığın başlangıç yaşı, hastaneye yatış sayısı açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte komorbid anksiyete bozukluğu sayısı ile MOKSL toplam puanı, YBOKÖ toplam puanı, ST Al sürekli anksiyete puanı, SCL genel semptom indeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma OKB ile diğer anksiyete bozuklukları arasında yüksek oranda komorbidite bulunduğunu ve komorbid anksiyete sayısının artmasına paralel olarak obsesyon ve kompulsiyon şiddetinde artışa neden olduğunu göstermiştir. Komorbidite sayısı ile hastalık şiddeti arasındaki ilişki dışında, komorbidite varlığının fenomenoloji ve klinik bulgu ve süreçler üzerinde çok etkili olmadığı görülmüştür.

Anahtar kelimeler: Obsesif-kompulsif bozukluk,Eş tanı,Kaygı bozuklukları