Dergiler / Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica / 2010 / Cilt: 44 - Sayı: 6

Validity of ultrasonography in surgically treated zone 2 flexor tendon injuries

Ameliyat edilmiş zon 2 fleksör tendon yaralanmalarında ultrasonografinin geçerliliği

Sayfa
452–457
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı ameliyat edilmiş zon 2 fleksör tendon yaralanmalarında, ultrasonografi (USG) tanısının cerrahi doğrulama ile geçerliliğinin belirlenmesidir. Çalışma planı: 2003-2008 yılları arasında, zon 2 fleksör tendon yaralanması tanısıyla ameliyat edilmiş olan 30 hasta klinik takipleri sırasında karşılaşılan hareket kayıpları, tekrar kopma veya yapışıklık ön tanılarıyla USG ile değerlendirildi. ilk yaralanma ve USG değerlendirmesi arasındaki süre ortalama 81.5 gün (dağılım 10-240 gün) idi. USG ile 15 hastaya tekrar kopma, 14 hastaya yapışıklık ve bir hastaya da tenosinovit tanısı konuldu. Klinik tanı sonrasında 27 hastaya cerrahi eksplorasyon uygulandı. Sonuçlar: USG ile tekrar kopma tanısı konulan 15 hastanın tümü ameliyat edildi ve 14’ünde tanı doğrulandı. USG ile yapışıklık görülen 11 hasta ameliyat edildi. Bu hastaların sekizine sadece tenoliz uygulanırken, bir hastada tekrar kopma ve iki hastada da tenoliz sonrasında yetersizlik saptanıp tendon greftlemesi ile tamir uygulandı. USG ile tenosinovit tanısı almış olan hastada da tekrar tendon kopması olduğu görüldü. Sonuçta USG ile tekrar kopma tanısında 15 hastada bir yanlış bulgu, yapışıklık tanısında 11 hastada bir yanlış bulgu, tenosinovit tanısında ise bir yanlış bulgu gözlendi. Böylece 27 hastanın 24’ünde USG’nin geçerliliği gösterildi. Çıkarımlar: Onarım uygulanmış zon 2 fleksör tendon yaralanmalarında tekrar kopma veya yapışıklık flüphesi olduğunda, USG güvenilir bir tanısal yöntemdir.

Abstract

Objectives: The purpose of this study was to determine the validity of ultrasonography (USG) with surgical confirmation in surgically treated zone 2 flexor tendon injuries. Methods: Between 2003 and 2008, zone 2 flexor tendon repairs of 30 patients were evaluated with real-time USG when there was a loss of motion and prediagnosis of rupture or adherence in follow-up. The mean duration between injury and USG evaluation was 81.5 days (range 10-240 days). USG demonstrated rupture in 15 patients, adherence in 14 patients, and tenosynovitis in one patient. After clinical examination, surgery was performed in 27 of the patients. Results: Fifteen patients with diagnosis of rupture in USG were operated, and diagnosis was confirmed in 14 patients. Eleven patients in the adherence group were also surgically treated. Eight of them received only tenolysis, and three were repaired with tendon grafts—one for rerupture and two for insufficiency after tenolysis. One patient who was diagnosed with tenosynovitis also had a re-ruptured tendon. Therefore, USG resulted in one false finding out of the 15 patients in the rupture group, one false finding out of 11 patients in the adherence group, and one false finding in tenosynovitis group. In total, validity of USG was confirmed in 24 of 27 patients. Conclusion: USG is a dependable diagnostic aid in operated zone 2 flexor tendon injuries when there is uncertainty of rupture or adherence.