Dergiler / Dicle Tıp Dergisi / 2008 / Cilt: 35 - Sayı: 4

Nedbesiz uterus rüptürü: Bölgesel insidans, nedenler ve tedavi

Uterine rupture: Regional incidence, causes and treatment

Sayfa
260–264
DOI
—

Özet

Nedbesiz uterus rüptürüne kadınların yüksek sayılarda doğum yaptığı bölgelerde daha sık rastlanılmaktadır. Bu çalışmada Diyarbakır doğumevinde 3 yıl içinde saptanan nedbesiz uterus rüptürleri incelendi. Bu süre içinde gerçekleşen 55013 doğumdan 26’sında (%0.047) nedbesiz uterus rüptürü saptandı. Böylece insidansın 2119 doğumda 1 olduğu görüldü. Hastaların %95.6’sında (25 hasta) rüptür uterusun alt yan servikal duvarında idi. Rüptür nedenleri sıklık sırasına göre; 14 (%53.8) hastada baş-pelvis uygunsuzluğu, 7 hastada (%26.9) kontrolsüz indüksiyon uygulanması, 5 hastada (%19.2) malprezentasyon idi. Tedavi olarak bu hastalardan 18’ine (%69.2) total veya subtotal histerektomi, 8’ine (%30.8) uterus onarımı, 7’sine (%26.9) tek taraflı salpingooferektomi ve 5’ine (%19.2) bilateral hipogastrik arter ligasyonu uygulandı. Bir hasta dışında maternal mortalite gelişmedi ancak 13’ünde (%50.0) perinatal fetal mortalite gelişti. Hastalarımızda yüksek oranda histerektomi yapılmış olması maternal ileri yaş ve hastaların çocuk sayılarını tamamlamış olmaları nedenleriyle gerçekleşti. Yeterli antenatal bakım, acil ve uygun cerrahi tedavi ile nedbesiz uterus rüptürü sonucu gelişebilecek maternal ve fetal mortalite azaltılabilir.

Abstract

Unscarred uterine rupture is most commonly seen in women having very high parity. In present study, unscarred uterine ruptures in Diyarbakır Maternity Hospital, throughout the last 3 years, were reviewed. In that time period, 26 (0.047%) unscarred uterine rupture were detected among a total of 55013 deliveries. Rupture was occurred at lower side wall of uterus in 25 (95.6%) patients. Causes of uterine rupture were cephalopelvic disproportion (53.8%), excessive use of uterotonics (26.9%) and malpresentation (19.2%). Treatment modalities were total/subtotal hysterectomy in 18 (69.2%) patients, uterine repair in 8 (30.8%), unilateral salphingooferectomy in 7 (26.9%) and hypogastric artery ligation in 5 (19.2%) of patients. Maternal mortality occurred in one patient however perinatal fetal mortality was 13 (50.0%). High hysterectomy ratios of our patients resulted from older age and high parity. In conclusion, maternal and fetal mortality can be decreased in unscarred uterine ruptures, by regular antenatal follow-up and appropriate emergent treatment.