Dergiler / İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2021 / Cilt: 31 - Sayı: 2

Parathyroid Lesions: Our Single-Center Experience for the Last 5 Years

Paratiroid Lezyonları: Son 5 Yıllık Tek Merkez Deneyimimiz

Sayfa
154–161
DOI
—

Özet

Objective: Parathyroid neoplasms are tumors seen in about 0.1% of the population. Although parathyroid adenomas are the most common, rarely carcinomas are also seen. Our aim in this study is to evaluate the clinical, laboratory and histopathological characteristics of patients who underwent parathyroidectomy in our hospital in the last 5 years.Method: A total of 156 patients who underwent parathyroidectomy in our hospital and examined in the pathology department were included in the study. Cases were grouped according to the types of operations performed as those who underwent only parathyroid excision or partial/total thyroid excision with parathyroid excision. Age, gender, pre- and post-operative parathyroid hormone values, size, weight, pathological diagnosis of the parathyroid gland, presence of complications, comorbidities and their clinical follow-ups were evaluated.Results: The 84% of 156 cases were female, and 16% were male. The mean age of the patients was 53.82±13.49 years. The mean pre-, and post-operative parathyroid hormone levels of the cases were 415.18±491.15 mg/dl, and 64.02±110.72 mg/dl, respectively. The mean volume of parathyroid tissues was calculated as 5.13±8.85 and the mean weight as 2.78±2.88 g. Pathological diagnoses were adenoma in 83.3%, hyperplasia in 10.9%, atypical adenoma in 2.6%, carcinoma in 1.9%, normal parathyroid gland in 0.6% and lymph node in 0.6%, of the cases. It was observed that as the postoperative PTH level increased, the weight of the parathyroid gland increased and the weight of the lesion was higher in males. The addition of thyroidectomy to the treatment, conventional parathyroidectomy instead of the minimally invasive method, and the high size and volume of the parathyroid gland were found to be associated with complications in the postoperative period.Conclusion: In terms of thyroid pathologies that may accompany, it will be more appropriate to evaluate preoperative cases in detail and to continue the treatment with minimally invasive methods for the comfort of the patient in postoperative processes. It is highly important to always take a multidisciplinary management in the approach to parathyroid masses and to evaluate the clinical, laboratory, intraoperative and pathological findings of the cases in combination.

Abstract

Amaç: Paratiroid neoplaziler toplumda yaklaşık %0,1 oranında görülen tümörlerdir. En sık paratiroid adenomları görülmekle birlikte çok nadiren karsinomları da izlenmektedir. Bu çalışmada amacımız hastanemizde son 5 yılda paratiroidektomi yapılan olguların klinik, laboratuvar ve histopatolojik özelliklerini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmaya hastanemizde paratiroidektomi yapılan ve patoloji bölümünde incelenen 156 olgu dahil edildi. Olgular uygulanan operasyon türleri yalnızca paratiroid eksizyonu yapılanlar ve paratiroid eksizyonu ile birlikte tiroid parsiyel/ total eksizyonu yapılanlar olarak gruplandırıldı. Olgulara ait yaş, cinsiyet, pre ve post operatatif parathormon değerleri, paratiroid bezinin boyut, ağırlık, patolojik tanısı, komplikasyon varlığı, eşlik eden ek hastalıklar ve klinik takipleri değerlendirilmiştir. Bulgular: 156 olgunun %84’ü kadın, %16’sı erkek’tir. Ortalama yaş 53,82±13,49’dur. Olguların pre-operatif parathormon seviyeleri ortalaması 415,18±491,15 mg/dl, post-operatif parathormon seviyelerinin ortalama 64,02±110,72 mg/dl’dir. Paratiroid dokularının ortalama hacmi 5,13±8,85, ortalama ağırlık ise 2,78±2,88 gr olarak hesaplanmıştır. Patolojik tanıları %83,3’ü adenom, %10,9’u hiperplazi, %2,6’sı atipik adenom, %1,9’u karsinom, %0,6’sı normal paratiroid ve %0,6’sı lenf düğümüdür. Postoperatif PTH seviyesi arttıkça paratiroid bezi ağırlık artışı olduğu ve erkeklerde lezyon ağırlığının daha fazla olduğu gözlendi. Tedaviye tiroidektomi eklenmesi, minimal invaziv yöntem yerine konvansiyonel paratiroidektomi, paratiroid bezinin boyut ve hacminin yüksek olması postoperatif süreçte komplike komplikasyon ile ilişkili saptanmıştır. Sonuç: Eşlik edebilecek tiroid patolojileri açısından preoperatif olguları iyi değerlendirmek ve tedaviyi minimal invaziv yöntemler ile sürdürmek hastanın postoperatif süreçlerde konforu için daha uygun olacaktır. Paratiroid kitlelerine yaklaşımda her zaman multidisipliner bir yaklaşım sergilemek, olgunun klinik, laboratuvar, intraoperatif ve patolojik bulgularının birlikte değerlendirilmesi çok önemlidir.