Dergiler / Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi / 2019 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Pediatrik Trakeotomi: Tek Merkezli Pediatrik Kardiyoloji Yoğun Bakım Deneyimimiz
- Sayfa
- 63–69
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada, hastanemizde gerçekleştirilmiş olan pediatrik trakeotomilerin retrospektifanalizi sağlanarak elde edilen bulguların literatürle karşılaştırılması ve olası benzer ve farklı yönlerinortaya konması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Başkent Üniversitesi Konya Eğitim veAraştırma Merkezi’nde Ocak 2015-Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olan pediatrik trakeotomilerretrospektif olarak incelenmiştir. Hastane bilgi sisteminden, trakeotomi açılan 16 yaş altıtüm hastalar tespit edilmiş; hastaların trakeotomi açılma endikasyonları, entübasyon süreleri, trakeotomininaçıldığı dönemdeki yaş ve kiloları, karşılaşılan komplikasyonlar, mortalite ve dekanülasyondurumları incelenmiştir. Bulgular: Toplam 35 hastaya trakeotomi açıldığı tespit edildi. Tüm hastalarastandart trakeotomi prosedürü uygulandı. Hastaların 15 (%42,9)’i erkek, 20 (%57,1)’si ise kız idi. Hastaların%60 (n=21)’ında geçirilmiş kardiyak cerrahi söz konusuydu. Ortalama yaş 13 ay (1-90 ay) idi.Hastaların %77 (n=27)’si bir yaş altındaydı. Bu oran, kardiyak cerrahi geçiren grupta %80,9 idi. İşlemsırasında hastaların ortalama kiloları 6,192 gram idi. En sık trakeotomi endikasyonu nörolojik nedenlerebağlı olup (14 hasta; %40), bunu sırasıyla uzamış entübasyon (11 hasta; %31,4) ve üst hava yoluobstrüksiyonu (10 hasta; %28,6) takip etmekteydi. İki (%5,7) hastada majör komplikasyon izlenirken,trakeotomiye bağlı mortalite 1 (%2,8) hastada ortaya çıktı. Sonuç: Pediatrik trakeotomi işlemi, özellikleson yıllarda pediatrik yoğun bakım hizmetlerindeki gelişmelerle daha sık ihtiyaç duyulan özelliklibir cerrahidir. Bu çalışmada, hastalarımızda en sık trakeotomi endikasyonunun nörolojiknedenlere bağlı olduğu, kardiyak cerrahi geçiren hastalarda ise uzamış entübasyon ve üst havayolu tıkanıklığınınetiyolojide yer aldığı tespit edilmiştir. Majör komplikasyon ve mortalite oranlarımız kabuledilebilir sınırlarda iken dekanülasyon oranlarımızın düşük olduğu görülmüştür.
Abstract
Objective: The aim of this study was to provide a retrospective analysis of pediatric tracheotomies performed in our hospital and to compare the findings with the literature and to identify possible similar and different aspects. Material and Methods: Pediatric tracheotomies performed at Başkent University Konya Training and Research Center between January 2015 and May 2019 were reviewed retrospectively. All patients under 16 years of age who underwent tracheotomy were identified from the hospital information system. The indications for tracheotomy, duration of intubation, age and weight when tracheotomy was performed, complications, mortality and decannulation status were examined. Results: A total of 35 patients underwent tracheotomy. Standard tracheotomy procedure was performed for all patients. Fifteen (42.9%) of the patients were male and 20 (57.1%) were female. Sixty percent of the patients (21 patients) had previous cardiac surgery. The mean age was 13 months (1 month-90 months). 77% (27 patients) of the patients were under one year of age. This rate was 80.9% in the group undergoing cardiac surgery. The mean weight of the patients was 6.192 gram during the procedure. The most common indication for tracheotomy was neurological reasons (14 patients, 40%) followed by prolonged intubation (11 patients, 31.4%) and upper airway obstruction (10 patients, 28.6%), respectively. Major complications were observed in 2 (5.7%) patients, while mortality due to tracheotomy occurred in 1 (2.8%) patient. Conclusion: Especially in recent years due to improvements in pediatric intensive care services pediatric tracheotomy become frequently performed surgical procedure, In our patient group most common indication for tracheotomy was neurological reasons. Prolonged intubation and upper airway obstruction were the indications in patients undergoing cardiac surgery. While the major complication and mortality rates in our patients were within acceptable limits, decanulation rates were found to be low.