Dergiler / Legal Mali Hukuk Dergisi / 2017 / Cilt: 13 - Sayı: 156

AVRUPA BİRLİĞİNİN ULAŞTIRMA POLİTİKASI KAPSAMINDA KARAYOLU TAŞIMACILIĞI: TÜRKİYE'YE YÖNELİK EŞ ETKİLİ VERGİLER SORUNU

(TURKEY- EU CUSTOMS UNION AND EUROPEAN TRANSPORT POLICY: THE CASE OF CHARGES HAVING EQUIVALENT EFFECTS TO CUSTOMS DUTIES)

Sayfa
2877–2899
DOI
—

Özet

Gümrük birliğine dayanan bir ticaret anlaşması her nekadar iç pazarda maliyet avantajı sağlasa da üye ülkeler arasında ulaştırmaya dayalı kısıtlamalar devam ettikçe vergisiz ticaret alanının etkisi ortadan kalmış olacaktır. Topluluğu kuran Roma Antlaşmas'ından bu yana, ulaştırma konusu Toplulukta önem kazanmış ve günümüzde Avrupa Birliği'nin kapsamlı bir Ortak Ulaştırma Politikası mevcuttur ve giderek bütünleşmiş bir ulaştırma iç pazarı oluşmaktadır. Türkiye'nin 1963 tarihli AET ile olan Ortaklık Anlaşması, bu anlaşmayı tamamlayan 1970 Katma Protokolu ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararları Türkiye'yi son aşama olan tam üyeliğe hazırlayan ve gümrük birliğini hayata geçiren aşamadır. Gümrük Birliği Anlaşması ile Türkiye Birliği ile " ortak gümrük sahası" içinde yeralmaktadır. Bununla birlikte Türkiye'den karayoluyla AB ülkelerine yapılan ticarette eş etkili vergi sorunu yaratan pek çok uygulama başta ulaştırma sektörümüze ve ekonomiye zarar vermektedir. Bu uygulamalar ayrımcıdır ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Özellikle karayolu transit ticareti ulaştırma sektörü için önemli bir alt sektördür. AB'ye yönelik ticaretimizin büyük bir kısmı karayoluyla yapılmaktadır. Bu alanda taşıyıcı firmaların ülkeden ülkeye karşılaştığı tarife dışı engeller ve maddi kayıplar sektörü bu soruna çare aramaya yöneltmiştir. Çalışmada olay incelemesi kapsamında, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın 19 Ekim 2017 tarihinde verdiği Ön Karar'ında "Preliminary Ruling" tarife dışı engelleri konu alan bir kararı üzerinde durulmaktadır. Sözkonusu olayda, bir Türk taşımacılık şirketinin maruz kaldığı uygulama, Adalet Divanı tarafından eş etkili vergi olarak değerlendirilmiştir.

Abstract

Altough a Customs Union requires free movement of goods, a common transport policy is necessary for eliminating some protective instruments among the member states. In the EU, liberalization of the transport sector and also road transport market started with the Treaty of Rome. Smilarly, an association relationship created a custom territory between Turkey and the EEC, it has been set up throug the Ankara Agreement signed in 1963 between Turkey and the EU coupled with its Additional Protocol signed in 1970 and it has been reinforced through the subsequent establishment of a Custom Union. As a final stage, it has been completed by the Decision of the Association Council Nr.1/95. Actually, in the presence of this legal basis, Turkey should be considered as equal to "a potential full member state". However, Turkish transporters encountered quantity restrictions or measures with equivalent effect to a custom duty. Therefore, all discriminatory practices on transit transport imposed represent duties with equivalents effect to customs duty and should be eliminated. A request for a preliminary ruling of the Court of Justice (second Chamber) of the EU highlited that a tax on motor vehicles in transit through a member state territory constitutes a charge having equivalent effect to a customs duty.