Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2010 / Sayı: 18
Din Eğitiminde kuram ve eylem ilişkisi
- Sayı
- 2010 · Sayı: 18
- Sayfa
- 401–420
- DOI
- —
Özet
Eğitimin her dalında olduğu gibi, din eğitiminde de genel teorilerden geniş ölçüde yararlanmak zorunludur. Din eğitimi biliminin temel amaçlarından biri farklı disiplinlerin de araştırmalarından yararlanarak, aranan ve arayan varlık olarak insanı araştırmak ve temel din eğitimi teorisini geliştirmektir. Bu da dinden gelen bilgilerle, eğitim biliminin verilerini birleştirerek, bireylerin din eğitiminin kuramsal ve eylemsel hedefleri doğrultusunda yetişmelerine katkıda bulunacak çalışmalar yapmaktır. Bireylerin hayatları boyunca karşılaşabilecekleri, dinî anlayış ve yaşayışla ilgili teorik ve pratik problemlerini araştırmak, incelemek, çözümler üretmek ve geleceğe yönelik teoriler geliştirmek din eğitimi biliminin temel hedefleri arasındadır. Ancak bunu yalnız, din eğitimiyle dile getirilen şeylerin tarih-kültür düzeyindeki çeşitliliği ve genişliği ile açıklamak doğru değildir. Ayrıca en temelde bunda, din eğitimindeki kuram ve eylem kavramlarının mantığını izlemek gerekir. Bilgi, ideoloji ve değer konularında olduğu gibi, burada sanat ve eğitim konularında da ortaya çıkan bir mantıksal bağlılık vardır. Din eğitimi konusunda: Kuram bir yerden sonra eyleme, eylem de kurama göndermekte; bu iki kavramın her biri, geçtiği her konuda öbürüne başvurmaya işaret etmektedir. Nitekim din eğitimine ilişkin müzakerelerde soyut olarak ele alman kuram ve eylemin her biri ancak öbürüyle birlikte anlamını bütünlemekte ve bu da iki kavramın kuram ile eylemin anlam birlikteliğinden çekip çıkarılmış semantik parçalar olduğunu bir kez daha belgelemektedir. Din eğitiminin uygulamasından soyutlanmış bir kuram ile onun kuramından bağımsız bir eğitim uygulaması kabul edilmemektedir. Bu bağlamda din eğitiminde araştırma modeli için planlama, katkıda bulunma ve uygulamaya önem verilmelidir. Bu hedef, istenilen sonuca götürmek için bir yöntem sağlayabilir. Bu araştırmaların yapılmasıyla din eğitimindeki kuram ve eylem arasındaki birlikteliğin kaybı da giderilip önlenmektedir.
Abstract
In religious education it is imperative to widely draw upon general theories as it is the case in every field of education. One of the fundamental objectives of religious education is, by using researches in other disciplines as well, to research individual as a searching and searched being and to develop basic religious education theory. This means combining religious knowledge and pedagogic data, and conducting studies in line with theoretical and actual goals of religious education that will contribute to development of individuals. Researching, analyzing and finding solution to theoretical and practical problems concerning religious understanding and observance individuals might encounter throughout life and developing theories for the future are among fundamental goals of religious education. However, it is not appropriate to explain this only by diversity and broadness of subjects taught through religious education at the level of history-culture. Furthermore, we should look for logic of theory and action in religious education. As in science, ideology and value, there is logical connectedness in science and art fields. In religious education: Theory refers to action and action refers to theory after a certain point; these two concepts require reference to one another wherever they are discussed. As a matter of fact, in discussions over religious education, each of abstractly handled theory and action complements its meaning only in conjunction with one another and this proves once again that theoiy and action are derived from the semantic marriage of these two concepts. A theory stripped of implementation of religious education and an educational practice independent of its theory is not acceptable. Therefore,planning, contribution and implementation for a research model in religious education should be taken seriously. This objective could provide a method to reach the desired result. By conducting such studies the loss of connectedness of theory and action in religious education is prevented.