Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2016 / Sayı: 30

CEMAL SÜREYA'NIN DİZESİNDEN FIŞKIRAN VAROLUŞ: AN Kİ FISKİYESİ SONSUZLUĞUN

THE SPRING OF THE EXISTENCE OUT OF CEMAL SUREYA'S LINE: THE MOMENT IS THE FOUNTAIN OF THE INFINITY

Sayfa
671–685
DOI
—

Özet

Bu yazıda, Cemal Süreya'nın bir dizesinin varoluşun kendisini açışına ve anlamını bize sunuşunu bir an deneyiminde bize anımsattığını göstermeye çalışacağım. Bu dizede şairin, yaşamın anlamını bir fıskiyenin damlalarının sonsuzluğun içinden dışına doğru fışkırmasında, bir göz kırpması gibi, bize duyurduğunu ve bunun, Heidegger'in zamansallık anlayışıyla düşünülebileceğini öne süreceğim. An'ın, şimdi'nin kendisine özgü bir boyutu olduğunu, bu boyutun, yaşamın her ne ise o olarak anlamını zamanın kendisini zamansallaştırışı olarak bize kendisini açtığını, yansıttığını söyleyeceğim. Son olarak, Cemal Süreya'da bu açılışın bize, Heidegger'deki can sıkıntısı kavramından daha canlı, daha neşeli, daha hafif bir deneyim önerdiğini belirteceğim

Abstract

In his paper I will try to show that a single line from of Cemal Süreya recalls us the opening and offering the meaning of being from itself to us in a moment of vision. In the line, I argue that the poet makes us hear the meaning of life as such in a moment of life, in the augenblick, as the water drops springing out of a fountain which reflects a Heideggerian understanding of temporality. I will state that the moment, now, has a peculiar dimension that opens, echoes to us the meaning of life as such as a the temporalization of temporality. Finally, I will argue that in Cemal Süreya, this opening is more vivacious, light and more cheerful compared to Heidegger's notion of boredom