Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2016 / Sayı: 30

SANAT ESERİNİN KÖKENİ

THE ORIGIN OF THE WORK OF ART

Sayfa
461–479
DOI
—

Özet

Bu makale Heidegger'in ikinci dönem içerisindeki çalışmaları arasında sayılan "Sanat Eserinin Kökeni" çalışmasını konu edinir. Schufreider'in bu makaledeki asıl iddiası, Heidegger'in düşüncesinin sanata çevirmesinin nedeninin felsefeye kendisinin şiirsel düşünme olarak adlandırdığı yeni model bir düşünme sağlamak olduğudur. Bu iddiaya ulaşabilmek için, metin dört ayrı bölümden oluşacak şekilde düzenlenmiştir; "Sanatı Kökenlendirmek", "Bir Dünyanın Açığa Çıkarılması", "Bir Çatlak Tasarlamak" ve "Hareket Eden Bir Güzellik". Her bölüm kendisine has sorular içerir: Sanat eserinin kökeni nedir? Bir şeyi sanat eserine çeviren iş nedir? Bir sanat eseri nasıl bir dünyayı açığa çıkarabilir? Bir sanat eseri nasıl bizi tarihe katabilir? Schufreider tüm bu soruları Heidegger'in düşüncesini kurmak için kullandığı köklerin yardımıyla cevaplamaya çalışır; stelen, reissen, richten, rücken. Sanat eseri ile ilgili bu soruları dilsel köklerle cevaplamak geleneksel bir biçimde olmayacak şekilde bizi kaçınılmaz olarak sanattan dile yönlendirir

Abstract

This paper is about Heidegger's "The Origin of the Work of Art" which is counted in his later works. In this paper, Schufreider's main claim is that Heidegger turn his thought to art in order to provide a new model philosophy which he is called as poetic thinking. According to reach this claim, paper is organised in four distinct chapter; "Orginating Art", "Unearthing a World", "Designing a Rift" and "A Moving Beauty". Each chapter has its own question: What is the origin of the Art Work? What work turns someting into an art work? How can an art work unearthed a world? How can an art work take us into history? Schufreider try to answer these questions with the help of some selected roots that Heidegger employed to found his thoughts; stellen, reissen, richten, rücken. Answering these questions that is about art work, with these linguistic roots necassarily lead our attention from art to language but not in a conventional form