Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2016 / Sayı: 30

GREKLER VE HEIDEGGER: DÜNYANIN AÇILMIŞLIĞINDA VARLIĞIN DİLSEL DENEYİMİ

GREEKS AND HEIDEGGER: THE LINGUISTIC EXPERIENCE OF BEING IN DISCLOSEDNESS OF THE WORLD

Sayfa
317–331
DOI
—

Özet

Varlık sözcüğü, gramatik açıdan "olmak" fiilinden türemiş bir isim-fiildir. Grekçede modus infinitivus olarak adlandırılan mastar haldeki bir sözcük sınırlanmamışlık, belirlenmemişlik anlamlarına gelir. Dolayısıyla varlık sözcüğünün, olmak olarak, olanaklılık ve süreklilik ifade ettiğini düşünebiliriz. Bu bakımdan bu çalışmada, varlığın olanaklılık olarak ancak anlam dünyasında ve dilde deneyimlenebileceği gösterilmeye çalışılacaktır. Varlığın Greklerde görünüşe gelme olarak ve Heidegger için Dasein'ın dünya-içinde-varoluşunda deneyimlenmesi bu anlamda düşünülmelidir. Wittgenstein da benzer şekilde, yaşam biçimlerimizin ve anlayışımızın dilde, onun işlevselliği sayesinde varolduğunu düşünür

Abstract

The word Being is verbal substantive gramatically derived from the verb to be. In Greek language, an infinitive word called modus infinitivus means the mode of unboundedness and indeterminateness. Accordingly, we may think that the word Being as to be is the expression of possibility. The aim of this work is to show that the experience of Being as possibility is possible only as understanding of world and language. In this meaning we may think that the experience of Being is as coming-to-presence in Greeks and as being-in-the-world structure of Dasein for Heidegger. Also Wittgenstein suggests that our understanding and way of life shows itself in language because of its functionality