Dergiler / Kutadgubilig: Felsefe Bilim Araştırmaları / 2018 / Sayı: 37

VİKTORYAN İNGİLTERE’DE EVRİM VE TOPLUM

EVOLUTION AND SOCIETY IN VICTORIAN ENGLAND

Sayfa
441–457
DOI
—

Özet

Viktorya Dönemi İngilteresi’nde, yani 19. yüzyılın ikinci yarısında genelde bi-limin, özelde ise evrim teorisinin toplumsal tartışmaların merkezinde olduğusöylenebilir. Bu tartışmalar sadece modern İngiliz toplumunda bilimin oynama-sı gereken rol ile ilgili değildir. Bu dönemde bilim, bilim-dışı alanlara da ışıktutan, siyasetten toplumsal reforma kadar birçok alanda rehber olması beklenenbir uğraş halini almıştır. Bilhassa biyolojik evrim teorisi Viktoryan Dönem’deırk, eşitlik, ilerleme, sekülerleşme, anarşi ve terör gibi birçok konu ile ilişkilen-dirilmiştir. Bu tartışmalar bilim insanları arasında kalmamış, entelektüellerde vesokaktaki insanda da ilgi uyandırmıştır. Birçok düşünür, ideolog ve politikacıtoplumsal reform taleplerini yine bu teoriye atıfla meşrulaştırmaya, destekle-meye çalışmıştır. Bu makalede, Darwinci evrim teorisinin Viktoryan dönemdetoplumsal tartışmalarda nasıl kullanıldığına ve/veya istismar edildiğine odakla-nılacak, böylece bilimsel teorilerin bilimdışı alanlarda oynadığı role ışık tutulacaktır.

Abstract

In Victorian England, science in general -and evolutionary theory in particular- was at the center of social discussions. To its enthusiasts, science was a torch that could be expected to illuminate even socio-political phenomena; an endeavor that would provide guidance even for politics and social reform. Evolutionar theory in particular was wielded to inform discussion on such topics as race, equality, progress, secularization, anarchy and terror. These discussions sparked great interest in evolution amongst Victorian intellectuals, scientists and layman. Thinkers, ideologues and politicians each sought to legitimate and promulgate their social reform proposals by appeal to evolutionary theory. This article will focus on how Darwinian evolutionary theory in particular was used and abused in Victorian controversies, and will thus use it as a case study for an examina- tion of the deliberative (and often rhetorical) utilization of scientific theories in debates about socio-political phenomena.