Dergiler / Mavi Atlas / 2017 / Cilt: 5 - Sayı: 2
Başar Akşan’ın “100” Adlı Romanının Çevirisinde Türk Antroponimi Özelliklerinin Etkisi
- Dergi
- Mavi Atlas
- Sayfa
- 663–677
- DOI
- —
Özet
Türk antroponimi kültürel ve linguistik özellikler taşımasının yanında milli kimliğin açık bir ifadesidir. Türk ad bilimini etkileyen Arapça ve Farsça izleri bir tarafa bırakılırsa özgün Türk adlarının farklı tarihi dönemlere ait kültür zenginliğini taşıyarak Türk milletinin geleneksel mirasını yansıttığı görülür. Türkçede yabancı etkilere/kültürlere dayanmadan kurulan kişi adlarında tür adlarının da morfolojik bir değişim geçirmeden kullanılabilir olması çevirilerde sıkıntılara neden olmaktadır. Kişi ad ve soyadları; ad kökenli olmayan diğer sözcük türlerinden de meydana gelebilir. Kişi adlarını belirtmek için söz konusu dilbilgisel birimleri büyük harfle yazmak yeterlidir. Bu durum, tecrübesiz bir çevirmeni yanıltabilmekteyse de yine de büyük bir hata yapmasına yol açmaz. Ancak Türkçede gramatikal cinsiyetin olmaması, metinlerin gramatikal cinsiyet özelliklerine sahip kişi adlarını içeren dillere çevirisinde güçlük yaratabilir. Bu tür güçlükler genellikle metnin bağlam bütünlüğü göz önünde bulundurularak çözülebilir. Buna rağmen, kullanılan kişi adının erkeğe mi yoksa kadına mı ait olduğu konusunda oluşan tereddüt, daha fazla çaba ve araştırma gerektirir. Dolayısıyla çevirinin doğru bir şekilde yapılmasını zorlaştırır. Türkçenin; okurları ve çevirmenleri oldukça ciddi bir zihin karışıklığına iten bu kültürel ve lengüistik özelliği, yazar Başar Akşan’ın ‘100’ adlı romanında göze çarpar. Dolayısıyla bu konu; üzerinde özenle çalışılacak bir analiz gerektirir.
Abstract
The Turkish anthroponymy, as a product of cultural and linguistic characteristics, portrays the cultural and national identity of its people accurately. If we exclude Arabic and Persian influences and traces in the Turkish onomastics, it can be established that authentic Turkish names mirror the cultural heritage of its nation, putting cultural features of different periods of Turkish history on display. Most of Turkish names stand for any common noun in its unmodified form. Apart from nouns, first and last names can also take the form of different grammatical categories. In order to get the first name, one merely needs to put a capital letter at the beginning of these categories. This linguistic phenomenon can occasionally confuse the translator but it will never cause him to make any crucial errors in the text. However, the nonexistence of grammatical gender in Turkish language, along with the frequent substantivization, can often cause difficulties for translation of texts that contain such names. These difficulties are mostly resolved with the help of context. Nevertheless, there are many situations where it is hard to determine whether a particular name is male or female, which calls for additional effort and research, thus unexpectedly complicating a translator’s job. This cultural and linguistic characteristic of the Turkish language, which challenges the readers and translators especially, is one of the main features of the novel ˝100˝, written by Başar Akşan that requires a separate and thorough analysis of its own.