Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2020 / Cilt: 54 - Sayı: 3
Türkiye’de Kutanöz Leyşmanyazis Hastalarından Elde Edilen Leishmania İzolatlarındaki Farklılıklar ve Bunların Fare Modeline Klinik Yansıması
- Sayfa
- 49–443
- DOI
- —
Özet
Yıllardır eşeysiz ürediği bilinen Leishmania türlerinin, yakın zamanda aralarında genetik madde alışverişi yapabildikleri gösterilmiş, bu şekilde farklı türlere ait hibrit özellikli parazitlerin ortaya çıkabildiğibildirilmiştir. Üç kıtanın ortasında kavşak pozisyonundaki ülkemizde de hibrit suşlar bulunabileceği düşünülmektedir. Ülkemizde Leishmania infantum’un neden olduğu viseral leyşmanyazis daha az görülürken,Leishmania tropica’nın ve L.infantum’un sebep olduğu kutanöz leyşmanyazis (KL)’te halen yılda 2500civarında olgu bildirilmektedir. Çalışmamızda yerli Leishmania türlerindeki genetik çeşitliliği araştırmakve Türkiye’de hibrit Leishmania suşları bulunup bulunmadığını incelemek amaçlanmıştır. KL etkenininL.tropica olduğu Şanlıurfa ile hem L.tropica hem de L.infantum’un etken olduğu Hatay çalışma için seçilmişve bu şehirlerde KL tanısı alan onar hasta çalışmaya alınmıştır. Tüm izolatlar gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (Rt-PCR), izoenzim analizi, iki boyutlu jel elektroforezi ve MALDI-TOF/TOF-MS ile incelen miş, farklı bulunan proteinler gen dizi analizleriyle doğrulanmış ve farelerle in vivo çalışmalar yapılmıştır.Şanlıurfa’daki 10 izolatın tümünün sadece deri enfeksiyonu oluşturan L.tropica olduğu saptanmıştır. Bunakarşılık, Hatay’dan alınan 10 izolattan birinin farelerde yalnız deri enfeksiyonu oluşturabilen Leishmaniamajor olduğu gözlenmiştir. Beş izolatın ise Rt-PCR ve dizi analiziyle L.tropica olduğu belirlenmiştir. Bu beşizolatın birinde L.tropica referans izolatından farklı bir protein bulunmuş, bu izolatın farelerde yalnız deritutulumu ile seyreden bir klinik tablo oluşturduğu izlenmiştir. Beş izolatın dördünde ise L.tropica referansizolatından beş farklı proteinin bulunduğu ve farelerde hem deri hem de iç organ tutulumuna nedenoldukları gösterilmiştir. Geriye kalan dört izolatın Rt-PCR’de L.tropica ve L.infantum ile uyumlu çift erimeeğrisi sergilediği, dizi analizi ve izoenzim analizine göre L.infantum olduğu, L.infantum referans izolatınagöre altı farklı proteinin bulunduğu ve farelerde hem deri hem iç organ tutulumuna neden olabildiğigösterilmiştir. Farklı proteinlere sahip izolatların hibrit Leishmania türleri olduğu kanısına varılmıştır. Çalışmada ülkemizden elde edilen KL etkeni izolatların proteomik, genomik, hayvan modellerinde oluşturacakları doku tropizmi ve klinik tabloları konularında alınan sonuçlar ilk kez birlikte değerlendirilmiştir. Ülkemizde KL etken olarak bulunan L.tropica ve L.infantum ek olarak ilk kez KL etkeni L.major izole edilmiştir.Türkiye’de L.infantum/tropica hibritleri olabileceği gösterilmiştir.
Abstract
Although asexual reproduction has been attributed to Leishmania species, genetic exchange has recently been demonstrated, which helped emerging of hybrid isolates. Situated on the crossroads between three continents, Leishmania hybrids may be present in Turkey. In Turkey, visceral leishmaniasis caused by Leishmania infantum is less common, while cutaneous leishmaniasis (CL) caused by Leishmania tropica and L.infantum could reach 2500 reported cases a year. Our aim was to investigate genetic variability of local Leishmania species and presence of hybrid Leishmania strains in Turkey. Twenty CL patients from Sanliurfa and Hatay, where only L.tropica and both L.tropica and L.infantum cause CL, respectively, were registered equally. All isolates were assessed with real-time polymerase chain reaction (Rt-PCR), isoenzyme analysis, gene sequencing, two-dimensional gel electrophoresis (2D-PAGE) and MALDI-TOF/TOFMS followed by in vivo analyses on mouse model. Identification of differentially expressed proteins was performed. These proteins were confirmed by sequence analysis. All isolates from Sanliurfa were found to be L.tropica which caused cutaneous infection in mice. However, one of 10 isolates from Hatay was found as Leishmania major which caused cutaneous infection. Five isolates were found as L.tropica with Rt-PCR and gene sequencing, one of which had one different protein from the reference L.tropica strain and caused cutaneous infection. Four of the five isolates had five different proteins compared to reference strain and caused both cutaneous and visceral infections. Remaining four isolates showed double melting curves in Rt-PCR, which were concordant with L.tropica and L.infantum. Their sequencing and isoenzyme analyses indicated them as L.infantum. They had six different proteins compared to reference L.infantum strain and caused cutaneous and visceral infections. It is concluded that the isolates with different proteins were hybrid Leishmania species. In the present study, outcomes of the proteomics, genomics, clinical manifestations and tissue tropism on animal models were evaluated together for the first time. In addition to L.tropica and L.infantum, L.major was identified as a causative agent for CL and hybrids of L.infantum/tropica were also shown to be present.