Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2021 / Cilt: 55 - Sayı: 2
Bir Üniversite Hastanesindeki Sağlık Çalışanlarının COVID-19 Riskli Temas Durumlarının Değerlendirilmesi
- Sayfa
- 161–179
- DOI
- —
Özet
Sağlık çalışanları COVID-19 bulaşma riskinin en yüksek olduğu gruptur. Sağlık çalışanlarının hastalığa yakalanması kendi sağlıklarının yanında hastaneye başvuran hastalar, iş arkadaşları ve ev halkı için de risk oluşturmaktadır. Bu çalışmada bir üniversite hastanesindeki sağlık çalışanlarının COVID-19 ilişkili temas sonrası risk değerlendirmesi ve risk durumlarıyla ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipteki araştırmanın verileri 06.04-10.05.2020 tarihleri arasında COVID-19 riskli temasla başvuran 555 sağlık çalışanının 773 izlem kaydından elde edilmiştir. Sağlık çalışanlarından SARS-CoV-2 PCR pozitif olanlar “hasta”, diğerleri “riskli temaslı” olarak değerlendirilmiş; risk değerlendirmesi Sağlık Bakanlığının “COVID-19 Teması Olan Sağlık Çalışanlarının Değerlendirilmesi Algoritması”na göre; risk yok, düşük, orta ve yüksek riskli temas olarak sınıflandırılmıştır. Katılımcıların risk düzeyleri ile demografik ve işyeri özellikleri, kişisel koruyucu kullanımları arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde ortalama, standart sapma, yüzde, analizlerinde ki-kare ve ANOVA testi kullanılmıştır. Sağlık çalışanlarının yaş ortalaması 34.4 ± 7.6 yıl olarak tespit edilmiştir. Temaslı olanların %56.2’sinin kadın, %62.9’unun evli ve %17.5’inin ek hastalığı olduğu belirlenmiştir. Riskli temaslıların %45.6’sının hemşire, %18.4’ünün destek personeli ve %16.9’unun hekim olduğu saptanmıştır. Temasların %46.5’i orta riskli, %28.0’i düşük riskli, %17.1’i yüksek riskli ve %8.4’ü riski olmayan temas şeklinde bulunmuştur. Riskli temasların %38.2’si dahili/cerrahi kliniklerde çalışan sağlık personelinde gerçekleşmiştir. Sağlık çalışanlarının %66.0’sı hasta bakım ve tedavisi sırasında, %25’i iş arkadaşlarıyla sosyal ortamlardayken riskli temasta bulunmuşlardır. Çalışanlar arasındaki sosyal ilişkilerde yüksek riskli temasın daha fazla olduğu saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının %73.2’sinde temasa neden olan kaynak, iş arkadaşı olarak tespit edilmiştir. Yüksek riskli sağlık çalışanlarının yaş ortalaması, düşük riskli olanlara göre daha küçük bulunmuştur. Riskli temas sırasında sağlık çalışanlarının %54.5’inin cerrahi maske taktığı, hastaların ise %67.8’inde maske bulunmadığı tespit edilmiştir. İzlenen 555 sağlık çalışanından 37 (%6.7)’sine COVID-19 tanısı konmuştur. Hastaların %48.6’sının hemşire, %18.9’unun hekim olduğu tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının %48.6’sının tanı sırasında COVID-19 servis, poliklinik veya yoğun bakımda çalışmakta olduğu tespit edilmiştir. Hastaların %51.6’sında hastalık kaynağının iş arkadaşı olduğu düşünülmüştür. COVID-19 pozitifliğinin hemşireler ve hekimlerde daha sık olduğu görülmüştür. Riskli temasın COVID-19 hastalarının tedavi edildiği birimler dışındaki servislerde de gerçekleştiği ve en sık hastalara sağlık hizmeti verirken, ikinci sıklıkla çalışanlar arası sosyal ilişkiler sırasında gerçekleştiği belirlenmiştir. İşyerinde sağlık çalışanlarının birbiriyle korunmasız teması önemli bir risk kaynağı olarak tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman kullanımlarının yetersiz olmasının, orta ve yüksek riskli temasların fazla olmasına neden olduğu bulunmuştur. Sağlık hizmeti sunumu sırasında hasta ve yakınlarının maske kullanmaları, sağlık çalışanlarının ise kişisel koruyucu ekipmanlarını tam olarak kullanmaları riski azaltacaktır. Çalışanların dinlenme alanlarının fiziki olarak iyileştirilmesi ve molaların düzenlenmesi ile sosyal alanda iş arkadaşları arasındaki riskli temas azalacaktır.
Abstract
Healthcare workers are the group with the highest risk of COVID-19 transmission. The illness of healthcare workers poses a risk to patients admitted to the hospital, colleagues and households besides their own health. In this study, it was aimed to determine the risk assessment and the factors associated with risk status of an university hospital healthcare workers after risky COVID-19 contact. The data of the descriptive study were obtained from 773 follow-up records of 555 healthcare workers who applied with COVID-19 risky contact between 06.04-10.05.2020. Employees who were positive for RT-PCR evaluated as “patients” and others as “risky contact”. Risk assessment was classified as no risk, low, medium and high risk contact according to the “Algorithm of Assessment of Health Workers with COVID-19 Contact” of the Ministry of Health. The relationship between the risk levels of the participants and their demographic and workplace characteristics and their usage of personal protection were evaluated. Mean, standard deviation, percentage, chi-square and ANOVA tests were used in the analysis of the data. The average age of the healthcare workers was determined as 34.4 ± 7.6 years. It was determined that 56.2% of those who had contact were female, 62.9% were married and 17.5% had an additional disease. It was determined that 45.6% of the risky contacts were nurses, 18.4% were supportive personnel and 16.9% were doctors. While 46.5% of the contacts were found as medium, 28.0% low, 17.1% high risk and 8.4% risk free. 38.2% of risky contacts occurred while working in internal/surgical clinics. While 66.0% of the employees had risky contact during patient care and treatment, 25% had risky contact with colleagues in social settings. High-risk contact was higher in social relations between employees. The source of the contact was a colleague in 73.2% of the employees. The average age of high-risk employees was smaller than those of low-risk. While 54.5% of the employees wore surgical masks during contact, 67.8% of the patients did not have a mask. Of 555 employees followed, 37 (6.7%) were diagnosed as COVID-19; 48.6% of the patients were nurses and 18.9% were doctors. It was determined that 48.6% of the healthcare workers were working in the COVID-19 service, outpatient clinic or intensive care unit at the time of diagnosis. The source of the infection was thought to be a colleague in 51.6% of the patients. COVID-19 was more common in nurses and doctors. It was determined that risky contact also occurred in services other than the units where COVID-19 patients were treated and risky contact often took place while providing healthcare to the patients and during social relations between the employees. Unprotected contact of the employees with each other in the workplace was identified as an important risk source. Inadequate use of personal protective equipment by healthcare workers led to an increase in medium and high risk contacts. The use of masks by patients and their relatives during the health service delivery and the proper use of personal protective equipment by healthcare professionals will reduce the risk. With the physical improvement of the rest areas of the employees and the arrangement of the breaks, the risky contact between colleagues in the social areas will be reduced.