Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2021 / Cilt: 55 - Sayı: 3

COVID-19 Pandemisinde Sağlık Çalışanlarının Antikor Taraması ve Risk Değerlendirmesi

Antibody Screening and Risk Assessment of Healthcare Professionals in the COVID-19 Pandemic

Sayfa
357–373
DOI
—

Özet

Dünyada 15 Ocak 2021 tarihi itibarıyla 364102 sağlık çalışanı şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs-2 (SARS-CoV-2) ile enfekte olmuş ve 1253’ü ölümle sonuçlanmıştır. Pandemi ile mücadelenin ön saflarında hizmet veren sağlık çalışanları yüksek risk grubundadır. Ülkemizde sağlık çalışanları ile ilgili koronavirüs-2019 (COVID-19) verileri kısıtlıdır. Bu çalışmada, sağlık çalışanlarının anti-SARS-CoV-2 IgG seroprevalansının araştırılması, çalışırken karşılaştıkları risklerin değerlendirilmesi ve bunların antikor pozitifliği ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza hastanemizin çeşitli birimlerinde hizmet veren toplam 572 sağlık çalışanı katılmıştır ve 18 Mayıs 2020-30 Haziran 2020 tarihleri arasında toplanan serum örneklerinde kemilüminesan mikropartikül immünoanaliz (SARS-CoV-2 IgG testi, Abbott Laboratories Diagnostics, ABD) yöntemi ile anti-nükleokapsit IgG varlığı araştırılmıştır. Demografik özellikleri, tıbbi özgeçmişleri, çalışma koşulları, uyguladıkları tıbbi işlemler ve olası risk faktörleri anket formu ile sorgulanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 33.5 ± 9.2 (19-61) yıl ve %62.9 (360/572)’u kadın olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda anti-SARS-CoV-2 IgG seroprevalansı %3.7 (21/572) olarak saptanmıştır. Antikor pozitifliğinin yaş, cinsiyet ve meslek grubu ile ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p> 0.05). Seropozitif olan sağlık çalışanlarında hipertansiyon (%19) ve diyabetes mellitus (%14.3) gibi komorbit durumlar istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p< 0.05). Yüksek (%52.4) ve orta riskli (%33.3) alanlarda çalışanlarda, şüpheli veya pozitif COVID-19 olan hastalara tedavi uygulayan ve/veya muayene edenlerde (%66.7), COVID-19 hasta odalarında 30 dakikadan daha uzun süre geçirenlerde (%76) antikor pozitifliğinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu gözlenmiştir (p< 0.05). Semptom öyküsü olan sağlık çalışanlarında (%46) seropozitiflik ile ilişkili bulunan belirtiler koku kaybı (%23.5), tat kaybı (%20.0) ve solunum sıkıntısı (%16.7) olmuştur (p< 0.05). Hastalığa yakalanma ihtimalinin, hastanede COVID-19 olan iş arkadaşı varlığı ile 12 kat, kaldığı ev/lojmanda hasta varsa ihtimalin dört kat, sosyal çevrede enfekte kişi varsa altı kat arttığı gözlenmiştir (p< 0.05). Katılımcılar arasında grip aşısı yaptıranların oranı %10.8 (62/572) olup, bunların %9.7’sinde anti-SARS-CoV-2 IgG pozitif bulunmuştur (p< 0.05, %95 GA= 1.31-9.48). Sigara içmeyenlerde (%4.8), içenlere (%0.0) göre anlamlı derecede daha yüksek seropozitiflik saptanmıştır (p< 0.05). Çalışmamızda ayrıca riskli temas nedeniyle hidroksiklorokin profilaksisi aldığını belirten sağlık çalışanlarında seropozitiflik oranının, profilaksi almayanlara göre 12 kat daha yüksek olduğu saptanmıştır (p< 0.05, %95 GA= 4.11-40.64). Eldiven, maske, gözlük/yüz siperliği ve tulum kullanım sıklıklarına “her zaman” cevabını veren personellerin oranı sırasıyla %85.7, %96.9, %62.1 ve %65.4 olmuştur. Sonuç olarak COVID-19 pandemisinde sağlık çalışanlarına düzenli aralıklarla ve geniş ölçekli seroepidemiyolojik taramaların yapılması, bulaş dinamiklerinin ve risk faktörlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayarak pandeminin kontrolüne katkı sağlayabilir.

Abstract

Globally 364102 healthcare professionals have been infected with severe acute respiratory syndrome coronavirus-2 (SARS-CoV-2) and 1253 of them died until 15 January 2021. Healthcare professionals serving at the forefront of combating the pandemic are in the high risk group. In our country, the data about coronavirus-2019 (COVID-19) among healthcare professionals are limited. The aim of this study was to investigate the anti-SARS-CoV-2 IgG seroprevalence in healthcare professionals, to evaluate the risks they encountered during work, and to examine their relationships with antibody positivity. A total of 572 healthcare professionals serving in various units of our hospital participated in our study and the presence of anti-nucleocapsid IgG was investigated by chemiluminescent microparticle immunoassay (SARS-CoV-2 IgG test, Abbott Laboratories Diagnostics, USA) method in serum samples collected between May 18, 2020 and June 30, 2020. The demographic characteristics, medical history, work conditions, medical procedures performed and possible risk factors were questioned with a questionnaire form. The average age of the participants was 33.5 ± 9.2 (19-61) years, and 62.9% (360/572) of them were women. In our study, the anti-SARS-CoV-2 IgG seroprevalence was 3.7% (21/572). The association of the antibody positivity with age, gender and occupational status was not statistically significant (p> 0.05). Comorbid diseases which were significantly higher in seropositive healthcare professionals were hypertension (19%) and diabetes mellitus (14.3%) (p< 0.05). It was observed that antibody positivity was significantly higher in healthcare professionals working in high (52.4%) and medium risk (33.3%) areas, those who treat and/or examine patients with suspicious or positive COVID-19 (66.7%) and those who spend more than 30 minutes in COVID-19 patient rooms (76%) (p< 0.05). The symptoms associated with seropositivity in healthcare workers with a history of symptoms (46%) were loss of smell (23.5%), loss of taste (20.0%) and respiratory distress (16.7%) (p< 0.05). It was observed that the probability of being infected with SARS-CoV-2 increased 12 times if there was a colleague with COVID-19 in the hospital, four times if there was a patient in the house/lodging and six times if there was an infected person in the social environment (p< 0.05). The rate of those who had the flu vaccine among the participants was 10.8% (62/572) and 9.7% of them were found to be anti-SARS-CoV-2 IgG positive (p< 0.05, 95% CI= 1.31-9.48). The seropositivity was significantly higher in non-smokers (4.8 %) compared to smokers (0.0%) (p< 0.05). In our study, it was determined that the rate of seropositivity was 12 times higher in healthcare professionals who stated that they received hydroxychloroquine prophylaxis due to risky contact compared to those who did not receive prophylaxis (p< 0.05, 95% CI= 4.11-40.64). The ratio of the personnel who answered “always” to the frequency of wearing gloves, masks, goggles/face shields and overalls was 85.7%, 96.9%, 62.1% and 65.4%, respectively. In conclusion, regular and large-scale seroepidemiological screening of healthcare professionals in the COVID-19 pandemic can contribute to the control of the pandemic by providing a better understanding of transmission dynamics and risk factors.