Dergiler / Kadim / 2021 / Sayı: 2
Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya arasındaki Diplomatik Münasebetler (Zitvatorok Barışı’ndan Birinci Dünya Savaşına Kadar)
- Dergi
- Kadim
- Sayı
- 2021 · Sayı: 2
- Sayfa
- 147–162
- DOI
- —
Özet
Viyanalı Osmanlı tarihi araştırmacısı Markus Köhbach’ın Osmanlı Araştırmaları Dergisi’nde Almanca olarak neşredilmiş bu makalesi Habsburg ve Osmanlı hanedanlarının siyasî rekabetlerinin dört asırlık bir süre zarfında nasıl şekillendiğini, hangi dönüm noktalarından geçtiğini diplomatik münasebetlere yoğunlaşarak anlatmaktadır. İki imparatorluk arasında siyasî, askerî ya da diplomatik konuları kapsayan ayrıntılı araştırmalar için bir başlangıç yazısı olarak ele alınabilecek çalışma, henüz monografisi kaleme alınmamış bu ilgi çekici tarihsel çekişme için bir çerçeve sunmaktadır. Öte yandan makale erken modern dünyanın diplomatik mekanizmaları ve Osmanlı Devleti’nin söz konusu mekanizmaları kullanma biçimleri hakkında bilgiler vermektedir. Mohaç Muharebesi’nde (1526) başlayan rekabet, iki asır boyunca çeşitli cephelerde devam etmiş, iki imparatorluğun mücadeleleri Avrupa devletler dengesinin her daim en önemli unsurlarından biri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı sonunda aynı kaderi paylaşan ve tarih sahnesinden çekilen iki rakibin hikâyesi, tarihçiler için yeni soruları akla getirecektir.
Abstract
This article of Viennese Ottomanist Markus Köhbach, published first in German in the Osmanlı Araştırmaları Dergisi [Journal of Ottoman Studies] describes how the Ottoman-Habsburg relations were shaped between the sixteenth and the twentieth centuries and what were the milestones of this relationship focusing on the diplomatic aspects. It stands as a short guide covering political, military, and diplomatic actions between these early-modern multinational empires and offering a framework for future monographies of this relationship. Moreover, it defines some diplomacy mechanisms in the early modern period and exemplifies how the Ottomans and Austrians employed them. Starting with the Battle of Mohacs, the rivalry between these empires continued during the following two centuries on different fronts and became a significant chapter of the European balance of power. This narrative of the two archrivals, sharing the same fate at the end of the First World War, poses new questions for historians.