Dergiler / Viral Hepatitis Journal / 2015 / Cilt: 21 - Sayı: 1
Evaluation of the Prevalence of Hepatitis A in Samsun Vicinity
- Sayfa
- 23–27
- DOI
- —
Özet
Amaç: Akut viral hepatit A (HAV) enfeksiyonu özellikle çocukluk yaş grubunda yaygın olarak görülen bir halk sağlığı problemi olup en sık sonbahar ve kış mevsiminin ilk aylarında görülmektedir. Çalışmamızda çeşitli yaş gruplarındaki hepatit A seroprevalansının ilimizdeki bölgesel sosyo-ekonomik düzey ile ilişkisi ve mevsimsel dağılımının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 2009 Ocak-2012 Aralık arasında ELISA laboratuvarına gönderilen 4664 serum örneği çalışmaya dahil edildi. Anti HAV IgM ve IgG (Total) testleri ELISA laboratuvarına kabul edildikten sonra kemilüminesans (Abbott İ2000, ABD) ve elektrokemilüminesans (Roche Cobas 6000 e601, Almanya) yöntemleriyle üretici talimatları izlenerek günlük olarak çalışılmıştır. Anti HAV IgM pozitif hastalar akut, HAV IgG pozitif hastalar geçirilmiş enfeksiyon ve her iki teste göre seronegatif olanlar negatif hasta olarak değerlendirildi. Hastaların kenstsel dağılımları Adrese Dayalı Nüfus kayıt Sistemi (TÜİk) verileri gözetilerek hesaplanmıştır. Bölgesel, yaş ve mevsimsel dağılım sonuçlarının istatistiksel analizi için ki kare uygunluk testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan hastalardan 18inde (%1) HAV IgM, 1777sinde (%38,1) HAV IgG pozitif olarak saptanmıştır. HAV IgM pozitif hastaların 13ü (%72) çocuk yaş grubundaydı. HAV IgG pozitif hastaların 1279u (%72) yetişkin yaş grubundaydı. HAV IgG pozitif olguların yaş grupları arasında dağılımının 0-5 yaş grubunda en yüksek olduğu, 30-35 yaş grubunda tespit edilen artışın anlamlı pozitiflik artışı olduğu, diğer yaş gruplarında ise giderek azaldığı tespit edilmiştir. Yaş grupları arasındaki farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. (p=0,001). Anti HAV IgGde anlamlı olarak en yüksek pozitiflik Mayıs (%10,6), Ocak (%10,1) ve Mart (%9,9) aylarında görülmüştür (p=0,001). Anti HAV IgMde diğer aylara göre anlamlı yüksek pozitifliğin sırası ile Ocak (%33,3), Temmuz (%22,2) ve Ekim (%22,1) aylarında olduğu tespit edilmiştir (p=0,004). Anti HAV IgG pozitif olguların ilimizdeki dağılımında İlkadım, Çarşamba ve Vezirköprü ilçelerinde diğer ilçelere göre anlamlı yüksek pozitiflik saptanmıştır (p=0,001). Anti HAV IgM pozitif olgular ise Canik, Çarşamba ve Vezirköprü ilçelerinde anlamlı olarak daha yüksektir (p=0,007). Sonuç: Sosyo - ekonomik durumu düşük olan bölgemizde, kış ve sonbahar aylarında pozitiflik oranı yüksek olmakla birlikte yaz döneminde de vakalara rastlanıldığı, enfeksiyonu geçirme yaşının ise düşük olduğu görülmüştür. Ancak özellikle hijyen konusunda, hem vatandaşların hem de yiyecek ürünleri üreten ve satanların eğitilmelerinin, yiyecek üretim, hazırlama ve satış yerlerinin daha sıkı denetlenmesinin fekal-oral bulaşı kırmada etkili olacağı sonucuna varılmıştır.
Abstract
Objective: Acute viral hepatitis A (HAV) infection is a public health issue seen most commonly in childhood in autumn and early winter. In this study, our objective was to search hepatitis A seroprevalence in various age groups, in terms of regional relationship between socioeconomic status and seasonal distribution in our vicinity. Materials and Methods: 4664 serum samples that were sent to ELISA laboratories between January 2009 and December 2012 were included in the study. The serum samples were daily studied by electrochemiluminescence tests (Roche Cobas 6000 e601, Germany) for anti HAV IgM and with chemiluminescence tests (Abbott İ200, USA) for HAV IgG following the manufacturers instructions. Anti HAV IgM positive-patients were regarded as acute, anti HAV IgG positive-patients were regarded as previously infected, and seronegative patients for both tests were regarded as negative patients. The distribution of patients by town were calculated considering the data from the Address- Based Population Registration System (Turkish Statistical Institute). Chi Square test was used for statistical analysis of the results of regional, age and seasonal distribution. Results: Eighteen (1%) patients were positive for HAV IgM and 1777 (38.1%) were positive for HAV IgG. Thirteen (72%) of HAV IgM-positive patients were childhood, 1279 (72%) of HAV IgG-positive patients were in adulthood. The rate of HAV IgG-positive cases was determined to be significantly high (p<0.001) in 0-5 and 30-35 age groups. Significantly higher positivity of anti HAV IgG was seen in May (10.6%), January (10.1%) and March (9.9%). Comparing to the other months, significantly higher positivity of anti HAV IgM was determined to be in January (33.3), July (22.2%) and October (22.1%) (p=0.004). The distribution of anti HAV IgG-positive cases in our city was detected to be significantly higher in İlkadım, Carşamba and Vezirköprü comparing to the other towns (p<0.001). The distribution of anti HAV IgM positive cases was significantly higher in Canik, Carşamba and Vezirköprü (p=0.007). Conclusion: In our vicinity with a lower socioeconomic status, higher positivity rates in winter and autumn along with some positive cases in summer and infections at early ages were observed. However, it is concluded that, especially when concerning hygiene, training the citizens and food manufacturers and sellers and strict inspections of food processing, preparation and sales places can be effective in reducing fecal and oral contamination.