Dergiler / Türk Toraks Dergisi / 2010 / Cilt: 11 - Sayı: 4

Hastanemizde tanı alan pulmoner tromboemboli (PTE) olgularının değerlendirilmesi: 5 yıllık deneyim

Assessment of patients with pulmonary thromboembolism (PTE) diagnosed in our clinic: 5 years experience

Sayfa
149–154
DOI
—

Özet

Amaç: Pulmoner Tromboli hayatı tehdit edebilen bir hastalıktır. Amacımız hastanemizde beş yıl süresince tanı konan PTE hastalarını olası risk faktörleri, klinik özellikleri, PTE ağırlık dereceleri, tedavi yanıtları açısından değerlendirmek ve hastanemizin PTE insidansını belirlemekti. Gereç ve Yöntem: 2000-2005 yılları arasında hastanemizde PTE tanısı almış olan 164 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. PTE risk faktörleri, hastaların demografik ve klinik özellikleri, verilen tedaviler, tedaviye yanıt (ölüm, rekürens) durumları belirlendi. Bulgular: Hastanemizde 2000-2005 yılları arasında tanı alan hasta sayısı 164 olup, insidansı 20.3/100.000 idi. Hastaların %44.5'i erkek ve %55.5 i kadındı. Olguların %25.6'sında belirlenen herhangi bir risk faktörü yoktu. PTE risk faktörleri ve görülme oranları şöyleydi; immobilizasyon (%29.9), cerrahi (%28.6), kalp yetmezliği (%16.5), serebrovasküler olay (%15.2), malignite (%13.4), travma (%9.2), geçirilmiş venöz tromboemboli (VTE) (%6.1). Emboliler çoğunlukla (%70.7) her iki akciğer pulmoner arterlerinde yerleşimli idi. Tek taraflı emboliler en sık sağ akciğer yerleşimli idi (%60.5). Hastaların %16.5'inde masif, %21.3'ünde submasif ve %62.2'sinde minör PTE vardı. Tedavide anfraksiyone heparin %68.3, düşük molekül ağırlıklı (DMA) heparin %43.3, warfarin %84.8, trombolitik ajan %9.8 oranlarında kullanıldı. PTE'ye bağlı hastane içi ölüm oranı %11 ve rekürens oranı %14.6 olarak bulundu. Sonuç: İmmobilizasyon ve operasyon sonrası PTE'nin sık gelişmesi, bu grup olgularda VTE'ye yönelik koruyucu tedavinin önemini vurgulamaktadır. Özellikle GIS maligniteleri PTE için risk faktörüdür. İdiyopatik PTE oranlarının yüksekliği sebebiyle herediter risk faktörleri araştırılmalıdır. PTE çoğunlukla her iki akciğer pulmoner arterine de yerleşir.

Abstract

Objective: Pulmonary Thromboembolism is a life threatening disease. The aim of this study was to define PTE risk factors, clinical characteristics, severity, treatment modalities and responses (mortality, recurrence rates) and incidence of PTE in our hospital. Material and Method: We retrospectively analyzed data from 164 patients diagnosed as PTE in our clinic between 2000 to 2005. Results: The incidence of PTE was 20.3/100.000. 44.5% patients were male and 55.5% were female. There were no risk factors for PTE in 25.6% of the patients. Risk factors were; immobilization (29.9%), surgery (28.6%), malignancy (13.4%), heart failure (16.5%), cerebrovascular disease (15.2%), trauma (9.2%), previous VTE event (6.1%). Most of the embolies (70.7%) were localized in the pulmonary arteries of both lungs. One-sided embolies showed a preponderance in the right lung (60.5%). Sixteen point five percent of patients had massive PTE, 21.3% had submassive PTE and 62.2% had nonmassive PTE. The rate of use of unfractionated heparin for PTE treatment was 68.3%, low moleculer weight heparin 43.3%, warfarin 84.8%, and thrombolytic 9.8%. The mortality rate was 11% and recurrence rate was 14.6%. Conclusion: Frequent occurrence of PTE in immobile patients and in post operative patients in our study emphasizes the importance of preventive treatment modalities for PTE. Especially GIS malignities were found as risk factors for PTE. Because of the high frequency of idiopathic PTE, hereditary risk factors should be investigated. PTE are localized mostly in the pulmonary arteries of both lungs.