Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2005 / Cilt: 31 - Sayı: 1
Üriner sistem taş hastalarında yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları
- Sayfa
- 113–118
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmamızda üriner sistem taş hastalığı saptanan hastaların etiyolojisinde önemli rol oynayan özgeçmiş ve soygeçmiş, demografik, bölgesel, beslenme alışkanlığı, ve yaşam tarzı ile ilgili faktörlerin, standart form kullanılarak sorgulanmalarının sonuçlarını incelemeyi amaçladık. Polikliniğimize 2002-2003 yılları arasında başvuran 210 erişkin üriner sistem taş hastası; yaş, cinsiyet, memleket, soygeçmiş, özgeçmiş, eğitim düzeyi, beslenme alışkanlıkları, günlük fiziksel aktivite ve bağırsak fonksiyonları açısından standart form kullanılarak sorgulandı. Değerlendirilen hastaların 84'ü (%40) bayan (yaş ortalaması: 41.3±18.6 yıl), 126'sı (%60) erkekti (yaş ortalaması: 42.0±19.3 yıl). Olguların %48.5'isinde geçirilmiş üriner sistem taş hasatlığı hikayesi vardı. Soygeçmişlerinde üriner sistem taş hikayesi olguların %40'ında belirlendi. Eğitim düzeyi %38'inde ortaokul, lise, %3.8'inde yüksek öğrenim seviyesindeydi. Olguların %28.6'sı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden, % 28.6'sı Doğu Anadolu Bölgesi'nden, %22.8'i Marmara Bölgesi'nden, %14.3'ü Karadeniz Bölgesi'nden ve %5.7'si İç Anadolu Bölgesi'ndendi. Beslenme alışkanlıkları incelendiğinde, olguların %34.3'ünün az su içtiği, %32.9'unun çok protein aldığı, %77.6'sının aşırı tuzlu beslendiği saptandı. Hastaların %57.1 'sinin hareketsiz, sedanter yaşam sürdüğü, %3.5'inin düzenli spor yaptığı, %70'nin konstipasyondan yakındığı belirlendi. Çalışmamızda, üriner sistem taş hastalığı olan hastaların çoğunun düşük sosyoekonomik seviye ve eğitim düzeyine sahip olduğunu, önemli bir kısmının Doğu bölgelerinden geldiği, soygeçmişlerinde sıklıkla taş hastalığına rastlanıldığı, az su içip, çok proteinli ve tuzlu beslendiği, sedanter yaşam sürdükleri görülmektedir
Abstract
Introduction: Climate, nutritional addiction, demographic factors, genetics and life style play significant roles in the etiology of urinary stone disease. In our study we analyzed some of these risk factors in cases with urinary tract stones using a standard questionnaire. Materials and Methods: During a time period between 2002 and 2003, a total of 210 urinary stone disease patients over age 14 were seen at our institution in Istanbul. After a detailed medical and urological examination, all patients enrolled were evaluated with a standard questionnaire focusing on age, sex, stone location, medical and family history, birthplace and residency, nutritional habits, educational status, and life style. Results: There were 84 female (mean age: 41.3±18.6 years), and 126 male patients (mean age: 42.0Ü9.3 years). The male/female ratio was 1.5/1. The most common (69.5%) stone location was the kidney, and percutaneous nephrolithotomy was the most commonly (32.8%) offered treatment modality. Patients most commonly (%39) presented in 5th decade (41-50 years of age) of their life. A total of 38% had a high school degree, while 3.8% were graduated from university. Region of residency of cases enrolled to the study was South-Eastern Anatolian Region in 28.6%, Eastern Anatolian Region in 28.6%, Marmara Region in 22.8%, Karadeniz Region in 14.3% and Middle Anatolian Region in 5.7%. Family history of urinary stone disease was positive in 40% of cases. Analysis of nutritional habits revealed insufficient water intake in 34.3% (n: 72), excessive protein intake in 32.9% (n: 69), and excessive salt intake in 77.6% (n: 163). Nutritional habits did not significantly differ between primary and recurrent stone formers. A total of 70% (n: 147) suffered from constipation, and 57.2% (n: 120) had a sedentary life style, while 3.5% were training exercises regularly. Conclusions: Our results indicate that low socioeconomic and educational status, dominancy of eastern regions in residency, diminished water intake in addition to bad nutritional habits inappropriate to 'common sense diet' and sedentary life style are commonly observed factors in cases presenting with urinary stone disease. Patient education and modification of these factors will probably diminish the prevalence of urinary stone disease.