Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2008 / Cilt: 34 - Sayı: 2
Alt üriner sistem disfonksiyonlu çocukların invaziv olmayan yöntemlerle değerlendirilmesi
- Sayfa
- 203–208
- DOI
- —
Özet
Çocuklarda alt üriner sistem disfonksiyonu (AÜSD), çoğu tuvalet eğitimi döneminde yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları sonucu ortaya çıkar. Son yıllarda yapılan çalışmalar bu hastaların ilk değerlendirmesinde öncelikle invaziv olmayan yöntemlerin kullanılması gereğini ortaya koymuştur. Çalışmadaki amacımız bu hastaların ilk değerlendirmesinde öncelikle invaziv olmayan yöntemlerin kullanılması gereğini ortaya koymaktır. Ocak 2004 - Temmuz 2006 tarihleri arasında çocuk ürolojisi polikliniğine başvuran ve AÜSD tanısı konan 189 hasta çalışmaya alındı. Hastaların tümüne ayrıntılı öykü, fiziksel inceleme, tam idrar tetkiki (TİT), idrar kültürü, serum üre, kreatinin, elektrolitler ve glukoz düzeyleri, üroflovmetri-Elektromyografi (EMG), lumbosakral grafi, üriner sistem ultrasonografisi (US) ve birlikte artık idrar tayini yapıldı ve işeme bozuklukları semptom skoru (İBSS) doldurtuldu. Hastaların ilk değerlendirmesi sonrası AÜSD belirlenen hastalar disfonksiyonel işeme (Dİ), aşırı etkin mesane ve az etkin mesane olmak üzere 3 ana alt grupta değerlendirildi. Hastaların ortalama izlem süresi 6,8 (6-12) aydır. Hastalar değerlendirildiğinde 189 hastanın 160’ına (%84,7) Dİ tanısı kondu. 138’inde (%86,2) stakato işeme paterni saptandı. 22 (%13,8) hastada normal işeme paterni saptandı. 29 hastada vezikoüreteral reflü (VUR) saptandı. 23 (%12,1) hastaya aşırı etkin mesane tanısı kondu ve bu hastalarda kule şeklinde işeme paterni saptandı. Bu 23 hastanın 2’sinde VUR saptandı. 6 (%3,1) hastada kesik kesik işeme paterni saptandı ve az etkin mesane tanısı kondu. 4 hastada VUR saptandı. Sonuç olarak AÜSD olan çocuklar değerlendirilirken öykü, fiziksel inceleme, TİT, idrar kültürü, üroflovmetri- EMG, İBSS, artık idrar tayini ve US ile tam bir bütün halinde değerlendirilmesi yeterlidir. Videoürodinami (VÜD)
Abstract
Introduction: Lower urinary tract dysfunction in children appears due to wrong acquired voiding habits during toilet training period. Recent reports suggest noninvasive diagnostic tests in the primer evaluation of these patients. The purpose of this study suggests that initial evaluation of these patients should be done with noninvasive methods. Materials and Methods: Between January 2004 and July 2006, 189 patients with lower urinary system dysfunction who admitted to pediatric urology department were included to the study. Detailed history, physical examination, urine analysis, urine culture, serum biochemical analysis including serum urea, creatinine, glucose and uroflow-EMG, lumbosacral graphy, urinary system USG with residual urine volume were performed to all patients. Voiding dysfunction symptom score (VDSS) was also asked to fulfill by the all patients. According to the first evaluation, the patients with lower urinary system dysfunction were divided into three groups; dysfunctional voiding, overactive bladder and underactive bladder. Mean follow-up durations of patients are 6.8 (6-12) months. Results: One hundred sixty of 189 patients (84.7%) were diagnosed as dysfunctional voiding. Staccato voiding pattern in uroflow-EMG was detected in 138 of 189 patients (86.2%). Normal voiding patterns were detected in 22 (13.8%) patients. Vesicoureteral reflux (VUR) was diagnosed in 29 patients. Tower voiding pattern was determined in 23 (12.1%) patients and these were diagnosed as overactive bladder. VUR was diagnosed 2 of these 23 patients. Six (3.1%) patients diagnosed as underactive bladder according to their interrupted voiding patterns in uroflow-EMG. VUR was detected in 4 of these patients. Conclusion: During the evaluation of the children with lower urinary system dysfunction, complete evaluation with history, physical examination, urine analysis, urine culture, uroflow-EMG, urinary system USG with residual urine volume and VDSS seems enough. Due to higher costs and invasiveness, cystometry, voiding cystourethrography and the further diagnostic tests, should be performed in the refractory cases and if the upper urinary system is deteriorated.