Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2009 / Cilt: 35 - Sayı: 4
Üst üriner sistem obstrüksiyonlarında perkütan nefrostomi öncesi ve sonrası biyokimyasal verilerin böbrek sintigrafi verileri ile fonksiyonel rezerv açısından karşılaştırılması
- Sayfa
- 355–360
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı üst üriner sistem obstrüksiyonlarında böbrek sintigrafi değerlendirmesinin tanısal değerini, perkütan nefrostomi (PKN) öncesi ve sonrası elde edilen biyokimyasal verilerle karşılaştırarak değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: Mayıs 2004-Şubat 2006 tarihleri arasında kliniğimize üst üriner sistem obstrüksiyonu ile başvuran, yaş ortalaması 32.8 (dağılım 5-65) olan, 16’sı erkek ve 14’ü kadın, toplam 30 hasta çalışmaya dahil edildi. PKN öncesi yapılan böbrek dietilentriamin pentaasetik asid (DTPA) sintigrafisine göre, %0-9 arasında böbrek fonksiyonu olanlara fonksiyonsuz böbrek, %10-30 arasında olanlara ise kötü fonksiyonlu böbrek tanımı yapıldı. PKN kateteri takıldıktan sonra; ilk 24 saatlik idrarda üre, kreatinin, dansite ve idrar hacmi kaydedildi. İki haftalık takipten sonra diüretikli böbrek DTPA sintigrafisi tekrar edildi. PKN’den önceki ve iki hafta sonraki idrar biyokimyasal verileri ve DTPA sintigrafi verileri karşılaştırıldı. Bulgular: DTPA sintigrafisinde 30 böbreğin 11’inde fonksiyonsuzluk, diğer 19’unda ise kötü fonksiyon olduğu görüldü. PKN’den iki hafta sonra yapılan sintigrafi sonuçlarına göre ise 30 böbrekten 10’unda böbrekte fonksiyonsuzluk, 20’sinde ise kötü fonksiyon olduğu görüldü. Bu sayılar benzer olsa da, 5 hastanın renal fonksiyon durumu değişti. Sonuç: Kötü fonksiyon gösteren üst üriner sistem obstrüksiyonu, istatistiksel olarak anlamlı olmasa da, fonksiyonel düzelme eğilimi gösterir, dolayısı ile bu tür böbreklere PKN denenmeden nefrektomi yapılmaması gerekir.
Abstract
Objective: This study aimed to evaluate the diagnostic value of renal scintigraphic study in upper urinary tract obstructions in comparison with biochemical data that was obtained before and after percutaneous nephrostomy (PCN). Materials and methods: We included 30 patients (16 male and 14 female) with a mean age of 32.8 (range 5-65) years applying to our clinic between May 2004 and February 2006 with upper urinary tract obstruction. We classified patients’ kidney as nonfunctioning and poor functioning, if they had 0-9% and 10-30% function respectively, according to renal diethylenetriamine pentaacetic acid (DTPA) scintigraphy performed before PCN. After placing PCN catheter; urea, creatinine, density, and volume of the first 24-hour urine were recorded. After two weeks of follow-up, DTPA scintigraphy with diuretic was repeated. Urine biochemical and DTPA scintigraphy data obtained before and two weeks after PCN were compared. Results: DTPA scintigraphy indicated 11 of 30 kidneys as non-functioning and 19 as poor functioning. DTPA scintigraphy performed two weeks after PCN revealed 10 of 30 kidneys as non-functioning and 20 as poor functioning. Although these figures were similar, the renal function status of 5 patients changed. Conclusion: Although it is statistically insignificant, poor functioning upper urinary tract obstruction have a tendency to recover functionally; thus, nephrectomy should not be performed before trying PCN.