Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2010 / Cilt: 36 - Sayı: 4
Perkütan nefrolitotominin taşra hastanelerinde uygulanabilirliği: Muş Devlet Hastanesi’nin ilk 100 vakadaki deneyimi
- Sayfa
- 362–368
- DOI
- —
Özet
Amaç: Günümüzde başarılı ve sık olarak uygulanan perkütan nefrolitotomi (PNL) operasyonunun Türkiye’de taşra devlet hastanelerinde uygulanabilirliğini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Mart 2008 ile Haziran 2010 tarihleri arasında Muş Devlet Hastanesi Üroloji kliniğinde uygulanan 100 PNL işlemi retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar ameliyat öncesinde rutin olarak tam idrar tetkiki, idrar kültürü, serum biyokimyası, kanama ve pıhtılaşma zamanı, direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) ve ultrasonografi ile değerlendirildi. Hastalara ameliyattan 2 veya 3 gün sonra rutin olarak DÜSG çekildi. İşlemler sonrası ≥4 mm boyuttaki taş varlığı rezidü olarak kabul edilip vücut dışı taş kırmaya (ESWL) yönlendirildi. Bulgular: PNL uygulanan 100 hastanın 47’si kadın, 53’ü erkek olup; yaş ortalaması 44. 1 (24-63) ve ortalama taş yükü 4.33 (2-10) cm² olarak belirlendi. Toplam başarı oranı %86(86) olarak saptandı. Ortalama operasyon ortalama girişim süresi 102. 4 (55-210) dakikaydı. 9 olguda (%9) kan transfüzyonu yapıldı. 4 hastada (%4) saptanan operasyon sonrası >38°C ateş yüksekliği medikal tedavi ve takip ile geriledi. Hastalarımızın hiçbirisinde batın içi organ yaralanması ya da açık cerrahi gereksinimi ile karşılaşılmazken, bir hastamızda pnömotoraks meydana geldi. Sonuç: Perkütan renal cerrahi yüksek taşsızlık oranı, kısa hastanede kalış süresi ve kabul edilebilir yan etki oranları ile 2 cm²’den büyük böbrek taşlarının tedavisinde ilk sırada tercih edilmesi gereken başarılı bir yöntemdir. Uygun cerrahi donanım olması ve eğitim almaları şartıyla ürologların perifer hastanelerinde de literatüre yakın sonuçlarla PNL operasyonunu uygulayabileceği görülmektedir.
Abstract
Objective: We aimed to evaluate if percutaneous nephrolithotomy (PCN) operation, which is commonly and successfully performed in current practice, could be performed in provincial state hospitals of Turkey. Materials and methods: Between March 2008-June 2010, 100 PCN operations, which were performed in Urology Clinic of The State Hospital of MUŞ, were retrospectively evaluated. All patients were assessed by routine urine test, urine culture, serum biochemical and coagulation tests, direct urinary system radiography (DUSR) and ultrasonography. In 2nd or 3rd days after the operation, all patients were undergone DUSR routinely. If a patients had significant residual stone ≥4 mm, the patient was directed towards extracorporeal shock wave lithotripsy (ESWL) treatment. Results: The sample included 47 women and 53 men with a mean age of 44.1 (24-63), and the mean stone burden was 4.33 (2-10) cm2. The total success rate was 86% (86). The mean operation time was 102.4 (55-210) minutes. Blood transfusion was performed in 9 cases. 4 patients had postoperatively fever >38°C were managed by follow up and antibiotherapy. Although none of the patients had intraabdominal organ injury or the requirement of open surgery, one patient had pneumothorax. Conclusion: PCN is a successfull treatment modality that should by the first choice of the treatment of renal stones >2 cm² with higher stone free rates, lower duration of hospital stay, and acceptable complication rates. It was seen that the urologists in peripheral state hospitals could perform PCN operation with similar results to the literature, if they have adequate surgical equipment and training.