Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2010 / Cilt: 36 - Sayı: 3
Radikal prostatektomi uygulanan hastalarda preoperatif PSA, PSA dansitesi ve serbest/total PSA oranının cerrahi spesmendeki kötü patolojik özellikler ve biyokimyasal başarısızlık ile ilişkisi
- Sayfa
- 226–232
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada klinik lokalize prostat kanseri tanısıyla radikal retropubik prostatektomi uyguladığımız hastalarda preoperatif prostat spesifik antijen (PSA), PSA dansitesi ve serbest/total PSA oranlarının cerrahi spesmendeki kötü patolojik özellikler ve biyokimyasal başarısızlık ile ilişkisini retrospektif olarak değerlendirdik. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya klinik lokalize prostat kanseri tanısı ile radikal retropubik prostatektomi ve iki taraflı pelvik lenfadenektomi uygulanmış 75 hasta alındı. Hastalar ameliyat öncesi PSA dansitesine göre %15; serbest/total PSA oranlarına göre %20 olmak üzere gruplara ayrıldı. Radikal prostatektomi sonrası serum PSA düzeyinin 0.2 ng/mL ve üstü değerleri biyokimyasal başarısızlık olarak kabul edildi. Bu gruplarda yer alan hastaların cerrahi spesimenlerinde bildirilen cerrahi sınır pozitifliği, ekstrakapsüler yayılım, seminal vezikül tutulumu, perinöral invazyon varlığı, patolojik evre ve cerrahi sonrası biyokimyasal başarısızlığa göre dağılımları incelendi. Bulgular: Radikal prostatektomi sonrası hastaların ortalama takip süresi 17.1±12.2 aydı. Cerrahi spesmenine ait kötü patolojik özellikler ile sadece serum PSA düzeyinin 10 ng/mL üstünde olması anlamlı olarak ilişkili bulundu (p<0.05). Takip sürecinde hastaların %25.7’sinde (n=18) biyokimyasal başarısızlık tespit edildi. Biyokimyasal başarısızlık ile ilişkili tek faktör serum PSA düzeyinin 15 ng/mL ve üstünde olması idi (p<0.05). Sonuç: Postoperatif patolojik evreyi ve biyokimyasal rekürrensi öngörmede preoperatif PSA düzeyi halen en önemli parametredir.
Abstract
Objective: We retrospectively evaluated the relationship between preoperative prostate specific antigen (PSA), PSA density, free/total PSA ratio and unfavorable pathological features of surgical specimen and biochemical failure in patients with clinically localized prostate cancer who have undergone radical retropubic prostatectomy. Materials and methods: The study included 75 patients with clinically localized prostate cancer who have undergone radical retropubic prostatectomy and bilateral pelvic lymphadenectomy. Patients were divided into groups according to preoperative PSA densities (two groups as <15% and >15%) and free/total PSA ratios (three groups as <10%, 10-20% and >20%). Serum PSA levels of 0.2 ng/mL and higher were considered as biochemical failure after radical prostatectomy. The distribution of patients according to positive surgical margins, extracapsular extension, seminal vesicle involvement, perineural invasion, pathological stage, and postoperative biochemical failure were evaluated. Results: The mean follow-up period after radical prostatectomy was 17.1±12.2 months. Unfavorable pathological features of surgical specimen were significantly related only with preoperative serum PSA level of >10 ng/mL (p<0.05). Biochemical failure was detected in 25.7% of patients during follow-up (n=18). The only significant parameter associated with biochemical failure was preoperative serum PSA level >15 ng/mL (p<0.05). Conclusion: Preoperative PSA level is still the most important parameter in the prediction of postoperative pathological stage and biochemical recurrence.