Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2010 / Cilt: 36 - Sayı: 1
Büyük çaplı üst üreter taşlarının tedavisinde iyi bir seçenek: Perkütan nefroüreterolitotomi
- Sayfa
- 38–42
- DOI
- —
Özet
Amaç: Büyük çaplı proksimal üreter taşlarının tedavisi halen tartışmalıdır. Kliniğimizde proksimal üreter taşlarında uyguladığımız antegrad perkütan yaklaşımlarımızı gözden geçirdik. Gereç ve yöntem: Çalışmaya Şubat 2005 ve Ocak 2009 tarihleri arasında proksimal üreter taşı tedavisi için uyguladığımız 42 perkütan nefroüreterolitotomi (PNUL) operasyonu dahil edildi. Taşların lokalizasyonu üretero-pelvik (U-P) bileşke ile 4. lomber (L4) vertebra arasında idi. Hastalara prone pozisyonunda uygun kaliks girişi ile PNUL uygulandı. Operasyonda dilatasyon için amplatz dilatatörler, taşların kırılması içinse pnömotik litotriptör kullanıldı. Başarı oranı, komplikasyonlar, yatış süresi, operasyon süresi, drenaj tüpü tercihi gibi özellikleriyle hastalar değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 51, ortalama taş yüzey alanı 271 mm², ortalama yatış süresi ise 1.78 gün olarak bulundu. Kırk bir hastada tek giriş yapıldı, bir hastada ikinci bir girişe ihtiyaç oldu. Sonuçta tam taşsızlık 39 hastada (%92.8) sağlandı. Operasyon sonrası 8 hastaya nefrostomi tüpü konulurken 34 hastada tüpsüz yaklaşım tercih edildi. Dört hastada komplikasyon gözlendi. Hastaların takipleri sırasında geç komplikasyonlarla karşılaşılmadı. Sonuç: PNUL uygun kaliks seçilerek giriş yapıldığı zaman etkili ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Aynı seansta böbrek taşlarının tedavisine de olanak sağlaması bu yöntemin önemli bir avantajıdır.
Abstract
Objective: The treatment of large proximal ureteral stones still remains controversial. We reviewed the antegrade percutaneous approaches for proximal ureteral stones in our clinic. Materials and methods: Forty-two percutaneous nephroureterolithotomy (PNUL) operations performed for proximal ureteral stones between February 2005 and January 2009 were included in the study. The stones were located between the ureteropelvic junction and 4th lumbar vertebra. PNULs were performed through the appropriate calix entry with the patients in prone position. During the operations, amplatz dilatators were used for dilatation and pneumatic lithotriptor was used for stone fragmentation. The patients were evaluated according to the success rate, complications, duration of hospitalization, duration of the operation, preference of drainage tube, etc. Results: The patients’ mean age was found to be 51 years, mean stone surface area 271 mm² and mean hospitalization time 1.78 days. Single access was performed in 41 patients and a second access was necessary in one patient. Finally, 39 (%92.8) patients became stone free. Nephrostomy tubes were placed in 8 patients after the operation while tubeless approach was preferred in 34 patients. Complications were seen in 4 patients. No late complications were encountered during the follow-up period. Conclusion: PNUL is an effective and safe treatment modality, when accessed through the appropriate calyx. The possibility of renal stone treatment in the same session is an important advantage of this modality.