Dergiler / Türk Üroloji Dergisi/Turkish Journal of Urology / 2013 / Cilt: 39 - Sayı: 2

Düşük risk grubundaki prostat kanseri için uygulanan robot yardımlı radikal prostatektomide pozitif cerrahi sınırları predikte eden faktörler

Predictive preoperative factors of positivesurgical margins after robotic radical prostatectomy in low-risk prostate cancer ,

Sayfa
69–73
DOI
—

Özet

Amaç: Lokalize prostat kanserinde radikal prostatektomi sonrası cerrahi sınır pozitifliği, PSA rekürrensi- nin güçlü bir prediktörüdür. Klinik evre, Gleason skoru ve preoperatif PSA, radikal prostatektomi sonrası cerrahi sınır pozitifliğinin prediktörleridir. Bu çalışmada, düşük risk grubundaki prostat kanseri için uy gulanan robot yardımlı radikal prostatektomide (RYRP) pozitif cerrahi sınırları predikte eden faktörleri belirlemeyi amaçladık. Gereç ve yöntemler: 2008 ile 2011 yılları arasında RYRP yapılan düşük risk grubundaki (Klinik evre <T2b, PSA <10 ng/mL, Gleason skoru <7) prostat kanserli 112 hastanın verileri prospektif olarak toplandı. PSA, vücut kitle indeksi, biyopsiden ameliyata kadar geçen süre, pozitif kor yüzdesi, biyopsi tümör uzunlu- ğu ve prostat volümünün cerrahi sınır pozitifliği üzerine etkisi değerlendirildi. İstatistiksel analizde Mann- Whitney U, Pearson Chi-Square ve logistic regression testleri kullanıldı. Bulgular: Hastaların yaş ve vücut kitle indeksinin cerrahi sınır pozitifliği üzerine etkisi olmadığı izlendi (p= 0.2 ve 0.6). Tek değişkenli analizde, biyopsiden sonra ameliyata kadar geçen sürenin 6 haftadan kısa (p= 0.07), biyopsi tümör uzunluğunun yüzdesinin %5’den fazla (p= 0.003), pozitif kor yüzdesinin %20’nin üstünde (p= 0.045) ve prostat volümünün 50 cc altında (p= 0.037) olmasının cerrahi sınır pozitiflik oranını artırdığı belirlendi. Çok değişkenli analizde, sadece PSA’nın 5 ng/mL üstünde (OR=8.006, p=0.012) ve biyopsiden sonra ameliyata kadar geçen sürenin 6 haftadan kısa (OR=10.814, p=0.029) olması cerrahi sınır pozitifliği riskini artırdı. Sonuç: Düşük risk grubundaki prostat kanserinde, biyopsiden ameliyata kadar geçen sürenin 6 haftadan kısa olması ve PSA’nın 5 ng/mL üstünde olması RYRP’de pozitif cerrahi sınır riskini arttırır.

Abstract

Objective: Positive surgical margins after radical prostatectomy for localized prostate cancer is a powerful predictor of PSA recurrence. Clinical stage, Gleason score and preoperative PSA are predictive factors for positive surgical margin after radical prostatectomy. In this study, we aimed to identify preoperative factors affecting surgical margin positivity in low-risk prostate cancer after robotic radical prostatectomy (RARP). Material and methods: Between 2008 and 2011 (<cT2b, PSA <10, Gleason <7), data from 112 patients with low-risk prostate cancer who had undergone RARP were examined prospectively. The effects of PSA, body mass index, surgery time after biopsy, percentage of positive cores, tumor length and prostate weight on positive surgical margin were evaluated. For statistical analyses, Mann-Whitney U, Pearson Chi-Square and logistic regression tests were used. Results: It was observed that mean age and body mass index had no effect on positive surgical margins (p=0.2 and 0.6). According to univariate analysis, it was found that an elapsed time of less than six weeks from biopsy to surgery (p=0.07), a biopsy tumor length percentage of more than 5% (p=0.003), a positive core percentage of more than 20% (p=0.045) and a prostate volume below 50 cc (p=0.037) increased the rate of positive surgical margins. Based on multivariate analysis, PSA levels above 5 ng/mL (OR: 8.006, p=0.012) and an elapsed time of less than 6 weeks between biopsy and surgery (OR: 10.814, p=0.029) in- creased the risk of positive surgical margins. Conclusion: In low-risk prostate cancer, a waiting time of less than six weeks between biopsy and surgery and PSA levels above 5 ng/mL are predictive of high surgical margin positivity after robotic radical prostatectomy.