Dergiler / TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 27 - Sayı: 27
İzmir’in İşgalini Bağlama Yerleştirmek: İngiliz ve Yunan Kaynaklarına Göre Dünya Savaşı Sonrası Bir Çarpışma Olarak Milli Mücadele
- Sayfa
- 153–168
- DOI
- —
Özet
15 Mayıs 1919’da Yunan birlikleri tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük limanı ve kozmopolit bir şehir olan İzmir’in işgali, ana akım Türk tarih-yazımında Millî Mücadele’nin başlangıç noktası, katalizör olayı olarak değerlendirilir. Yunan çıkarması, İzmir bölgesinde farklı toplumsal gruplar arasındaki güç ilişkilerini temelden değiştirecekti. Bu makale, Yunanistan’ın Anadolu’da işgal ettiği bölgelerin Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan değerlendirmeler neticesinde yönetilmesinde Yunan milliyetçi ideolojisi Megali Idea’nın araçsallaştırılmasına odaklanmaktadır. Yunan tarih-yazımında oldukça tartışmalı bir figür olan Aristides Stergiades, İzmir’e Yunan Yüksek Komiseri olarak atanmış bulunmaktadır. Makalenin amacı, 1919-1922 yılları arasında Yunan idaresinin dinamiklerini, bölgedeki diğer gruplar arasındaki çatışmalı ilişkilerin Yüksek Komisyon yetersiz yapısının oluşmasındaki rolünün altını çizmektir. Yunan yönetiminin İzmir ve çevresinde 1919-1922 arasındaki çok belirsiz ve tanımlanamayan durumunu ortaya çıkarmayı amaçlayan bu makale, Rigas Velestinlis’in fikirlerinden ilham alan Yunan milliyetçi projesinin barışçı varyantının kısa bir değerlendirmesini sunmaya çalışır.
Abstract
Occupation of İzmir, the largest Ottoman port and a cosmopolitan city, by the Greek troops on May 15, 1919, is considered as the starting point of the National Struggle in the mainstream Turkish historiography as a catalyst event. The Greek landing would change power relations in Asia Minor. This chapter focuses on the administration of the areas occupied by Greece in Asia Minor as a result of post-World War considerations. The goal of this chapter is to highlight the dynamics of the Greek administration in Asia Minor between 1919 and 1922, and the conflicts between Stergiades, who was the Greek High Commissioner and a very controversial figure in modern Greek historiography, and other groups and formations in the region as the main reasons for the inadequacy of the High Commission. The chapter, which aims to reveal the ambiguous character of the Greek administration in Izmir and its environs between 1919 and 1922, starts with a short assessment of the peaceful variant of the Greek nationalist project, which was inspired by the ideas of Rigas Velestinlis.