Dergiler / Uluslararası Ticaret ve Tahkim Hukuku Dergisi / 2017 / Cilt: 6 - Sayı: 1
HAKEMLERİN ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİM SÜREÇLERİNDEKİ YETKİ SINIRLARINA KİM KARAR VERMEKTEDİR: ULUSLARARASI PERSPEKTİFTE COMPETENCE-COMPETENCE DOKTRİNİ
- Sayfa
- 149–210
- DOI
- —
Özet
Uluslararası tahkimin akdi yapısı tahkim heyetlerinin yargı yetkilerine dair soruları ortaya çıkarmaktadır. Tahkim süreçlerinin yürütüldüğü makamların mahkemelerden bütünüyle bağımsız olduğu kabul edilememesi nedeniyle, hakemin yetkisinin kim tarafından tespit edileceği tahkimin karşılıklı mutabakata dayalı bir süreç olmasına rağmen problematiktir. Önde gelen konvansiyonlar olarak UNCITRAL Model Kanunu ve New York Konvansiyonu, ulusal mahkemelerin sahip olabileceği noksanlıklarından kaynaklanan etkilerin önüne geçilebilmesi ve kolayca uygulanabilecek kararlar alınabilmesi için çok uluslu taraflara anlaşmazlıklarını tarafsız yargılama yoluyla çözebilmelerine olanak sağlayacak bir ihtilaf çözme mekanizması sağlamaktadır. Hakemlerin yetkilerini anlayabilmek için Competence-Competence doktrininin incelenmesi gerekmektedir. Doktrinin sahip olduğu müspet etkisi büyük ölçüde kabul görürken Model Kanunu ve New York Konvansiyonu kapsamında menfi etkisi çok açık değildir ve birden fazla ülke Competence-Competence doktrininin bu menfi etkisine karşı, taraflardan herhangi birisinin tahkim anlaşmasının geçerlilik veya kapsamına itirazda bulunduğu hallerde hakemin yetkisine kimin karar vereceği hususunda farklı yaklaşımlar benimsemektedir. Bazıları, geciktirici taktiklerin önüne geçmeyi ve maliyet etkinliği sağlamayı amaçlayarak tarafların menfaatlerine daha çok değer veren karine yaklaşımını (prima facie) uygulamaktadır. Diğerleri daha müdahaleci ve varsayımsal bir yaklaşım izlemekte olup bu, hiçbir zaman tahkimi kabul etmeyen tarafların tahkime katılmaya zorlanmaları riskini en aza indirgemeyi ve tarafların iradesini tüm tahkim sürecinde teyit etmeyi amaçlar. Bu çalışma, tahkim kurulunun kendi yetkisi dâhilinde karar vermek yönünde bir öncelik tanıyan adli yaklaşımların karşılaştırmalı bir analizini sunmaktadır
Abstract
The contractual character of international arbitration raises questions regarding jurisdiction of the arbitral tribunal. Although arbitration is a consensual process, the issue of who decides the arbitrator's jurisdiction is problematic because the arbitral proceedings cannot be deemed as being entirely separate from the court in the seat of the arbitration. As leading conventions, the UNCITRAL Model Law and the New York Convention provides multinational parties with a dispute resolution mechanism that enables them to have their disputes resolved by a neutral adjudication in order not to be affected by diminutions of national courts and to have easily enforceable judgments. To understand the authorization of arbitrators, the competence-competence doctrine must be scrutinized. Whereas the positive effect of the doctrine is widely recognized, the Model Law and the NYC are not clear on the negative effect, and different countries adopt different approaches regarding the negative effect of the competence-competence doctrine, which is concerned with who decides the arbitrator's jurisdiction when a party objects to the validity or scope of the arbitration agreement. Some apply the prima facie approach, which places greater value on the parties' interest for the purpose of preventing dilatory tactics and providing cost-efficiency. Others take a more interventionist and presumptive approach, which seeks to affirm the parties' intention at all stages in order to minimize the risk that parties who never agreed to arbitration are forced to participate. This dissertation offers a comparative analysis of jurisdictional approaches to granting priority to the arbitral tribunal to rule on its own jurisdiction